İsrail’in Gazze soykırımına karşı Müslümanlarda bir düzen kurma fikri oluşacak mı?
Emperyalizm ve vahşi sömürgecilik hiçbir biçimde rastgele oluşmadı; her elli yılda bir form değiştirir. Dünyada solun etkisiyle sömürgecilik demokratik bir kisveye büründü; bu dönemde medya, finans ve istihbarat kurumlarının tekelinde sömürgecilik sofistike bir hal aldı. Kazananlar düzen kurucular, kaybedenler ise toprakları üzerinde düzen kurulanlar oldu.
1970’li yıllarda Kral Faysal bin Abdulaziz’in başlattığı petrol ambargosu, tarihte petrolün değerini artıran ilk sistematik girişimdi. Bu süreçte İran, Irak ve Suudi Arabistan gibi ülkeler, dünyanın en hızlı kalkınan, büyüyen ülkeleri arasına girdi.
Peki sonra ne oldu? Kral Faysal, aile içi bir CIA darbesiyle suikast uğradı ve hayatını kaybetti. İran’da devrim oldu. İki petrol zengini ülke tam on yıl savaştı. Bu on yıl boyunca Suudi Arabistan, Irak ve Körfez ülkeleri İran’ı durdurmak için -Suudi Arabistan 600 milyar dolar, diğer Körfez ülkeleri 400 milyar dolar- ABD’ye silah parası ödedi.
İran-Irak Savaşı boyunca bölgede biriken sermaye ABD’ye akarken, ABD on yıl boyunca bölgenin kanını emmeye devam etti. Savaş başladığı yıllarda Suudi Arabistan’ın ABD’de biriken sermayesi, rivayete göre ABD otellerinin 5’ini satın alacak kadar büyümüş ve bu durum ABD devletini tedirgin etmeye başlamıştı.
Savaş sona erdiğinde sorun çözülmemişti. Irak, İsrail’i tehdit edecek bir silah deposuna dönüşmüştü. Suudi Arabistan ve Kuveyt’te hatırı sayılır sermaye varlığını koruyordu. Sömürgeciler için yeni bir hamleye ihtiyaç vardı. Irak, Kuveyt’i işgal etti ve ABD, Saddam’ın ordusunu Kuveyt ve Suudi Arabistan’dan geri çekmek için yine 600 milyar dolar talep etti. Bu şekilde Körfez ülkelerindeki birikimler Irak ve Kuveyt’in gelecek elli yılındaki gelirlerine el konulmuş........
© Yeni Şafak
