Gelelim konumuza…
Fethu’l-Kadîr’in Bulak baskısı 5. cilt 457. sayfasında İbnu’l- Humâm:
Önce mücehid olmayan müftünün, fetva vereceği zaman, sorulan soru ile ilgili bütün ictihadları (mezhenleri) nakletmesi gerekmediğini, birini nakletmekle yetinebileceğini ifade ediyor. Sonra fetva soran kimseye, meselesiyle ilgili farklı ictihadlar nakledildiğinde “gönlüne yatan, daha doğru olduğuna kanaat getirdiği vb. mezhebe göre amel eder” diyenlere karşı şunu söylüyor:
Avamın (kendileri âlim olmayan, müftüye sorup amel eden Müslümanların) kalbine gelen, hangi cevabın (mezheb fetvasının) doğru veya yanlış olduğu kanaatinin ilmî değeri yoktur; bu sebeple “iki farklı müctehide sorduğunda farklı cevaplar alınca, kalbi hangisine meylederse onunla amel eder”........
