menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Maskeli balonun sonu

162 0
22.04.2026

Bizim kuşak, 80’li yıllar ve öncesi doğumlular, internetsiz zamanları bilen son nesil. Sarı kulübelerdeki jetonlu telefonların önünde sıra beklediğimiz günleri, çevirmeli ev telefonlarının başında çalmasını beklediğimiz akşamları hatırlıyoruz. Haber almak için gazete bayisine gitmek, birine ulaşmak için sabretmek zorundaydık. Sonra bir anda dünya hızlandı. Tuşlu telefonlar çıktı, internet evlere girdi, gazeteler ekranlara taşındı. Hayat kolaylaştı sandık. Oysa fark etmeden başka bir şey oldu:

Sabır gitti, mesafeler kalktı, sınırlar silindi.

Farkına varmadan, kimliğin saklanabildiği, sorumluluğun ortadan kalkabildiği yeni bir dünyanın kapısını araladık.

Mesela Facebook 2004 yılında Harvard Üniversitesinde kuruldu, ülkemizde de 2006 yıllarında kullanıma açıldı. Henüz 20 yıl olmuş. Bir insan ömrünün çeyreği bile değil. Fakat bu kısa sürede sosyal medya,

devletlerin bile baş etmekte zorlandığı büyük bir güce dönüştü.

Bugün ise insanoğlu “sınırsız özgürlüğün” heyecanını yitirdi ve

modern çağın dijital köleleri olunduğu gerçeği

hepimizin ekranlarını çalmaya başladı. Hayatımızı kolaylaştıran teknolojik devrimlerin ağır hasarı altındayız. Kimliklerin gizlendiği, sorumlulukların ortadan kalktığı ve çocuklarımızın nelerle karşı karşıya olduğunu bilemediğimiz ekranlar dünyasında debelenip duruyoruz.

Navigasyon olmadan evinin yolunu bulamayacak kadar teslim olmuş bir nesil olup çıktık.

Sadece yolları değil, hayati kararlarımızı da artık cihazlara soruyoruz.

Sarsıcı olan ise şu: Bugünün anne-babaları, çocuklarını yönlendiren değil, çoğu zaman

onların yönlendirdiği yetişkinlere

dönüşmeye başladı. Buna paralel, kamusal düzenin kontrolü sağlanamaz hale geldi. Otorite zincirinin halkaları; aileden, okula, sosyal çevreden devlete kadar birer birer kırılıyor. Manevi........

© Yeni Şafak