İnşallah haklı çıkmayız…
İnşallah haklı çıkmayız…
Dünya futbolunun en büyük yıldızlarından Muhammed Salah, Trabzonspor’a transferiyle Türk ve dünya futbol gündemine damgasını vurdu. Trabzon’da on binlerce taraftarın coşkulu tezahüratlarıyla karşılanan Mısırlı yıldız, hissettiği mutluluğu ve heyecanı “Kelimelere dökmekte zorlanıyorum. Böylesine bir sevgiden dolayı çok mutlu durumdayım” sözleriyle dile getirmiş.
Futbol kariyerine Mısır’ın Al Mokawloon takımında başlayan Muhammed Salah; Basel, Chelsea, Fiorentina ve Roma’daki başarılı performanslarının ardından 2017 yılında transfer olduğu Liverpool’da dokuz yıl boyunca dünya futbolunun en etkili hücum oyuncularından biri olarak görev yapmış. Sözüm ona, Trabzon’a gelmesinde, her yıl alacağı primleriyle beraber 1 milyar lira değil de eşinin “Muhammed, Müslüman bir ülkeye gidelim!” demesi rol oynamış.
UEFA Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu, İngiltere Premier League Şampiyonluğu, UEFA Süper Kupası ve FIFA Kulüpler Dünya Kupası Şampiyonlukları, Premier League Gol Krallıkları (4 kez- Altın Ayakkabı) ve defalarca ‘Yılın Futbolcusu’ ödülleri almış, son dünya kupasında da Mısır Millî Takımı’nın kaptanlığını yapmış bir isim...
Muhammed Salah’ın Trabzonspor’a imza atması yalnızca spor sayfalarını değil, uluslararası basını ve iletişim dünyasını da hareketlendirdi. Bu durum, “yumuşak güç” (soft power) ve kamu diplomasisi açısından da aslında ülkemiz için bulunmaz bir fırsat olabilir. Ancak tam tersi de söz konusu olabilir. Krizli bir ortamda, algı tersine çalışır.
Peki ‘kriz’ nasıl çıkabilir? Salah, karşılama töreninde öyle bir kelam etti ki; hem kendisini hem de Trabzonspor’u bağladı; beklentiyi tavana çekti:”Her yerde başarılı oldum. Trabzonspor’da da başarılar yaşamak istiyorum.” Muhammed Bey, keşke büyük lokma yutsaydı da büyük konuşmasaydı…
İletişim çalışmalarının en kritik ve bıçak sırtı konularından biridir; ‘beklenti yönetimi’.
Trabzon’da 30 bine yakın kişinin karşısına çıkan, “Bize Her Yer........
