menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Atasözlerine kaptırıp gitmeyin!..

10 5
19.02.2026

Devletin temeli kültürdür, demiş Gazi Mustafa Kemal… Peki, kültürün taşıyıcısı, temeli nedir? Tabii ki dil… O nedenle bir toplumun Ortak Ruhi Şekillenmesini anlamak, daha doğrusu okumak için onun diline bakmakta yarar vardır…

Peki dilde neye bakmalı? Bu konuda pek çok ögenin yanı sıra yılların ötesinden süzülüp gelen atasözleri ve özdeyişler hiç ihmale gelmez…

Pazartesi günü katıldığımız ve kültür meselelerinin tartışıldığı bir toplantıda “kültürel miras” yerine “kültürel emanet” kavramının çok daha doğru olacağı ve ona sahip çıkma konusunda gereken hassasiyetin yeterince gösterilemediği üzerinde dururken Orhan Gencebay üstat bir metin okudu… Bu çok çarpıcı metinde yer alan atasözlerimiz ve özdeyişlerimiz yan yana getirildiğinde ortaya çıkan tablonun hiç de iç açıcı olmadığını söylemek için ille de sosyoloji âlimi olmak gerekmiyordu…

Gencebay’ın paylaştığı metin şöyleydi:

“Bal tutan parmağını yalar dedik; hırsızlığı meşrulaştırdık… Devletin malı deniz yemeyen domuz dedik; devleti soyup talan etmeyi normalleştirdik… Yemeyenin malını yerler dedik; dolandırıcılığı hak gibi gösterdik… At binenin kılıç kuşananın dedik; gaspı ve zorbalığı yücelttik… Kol kırılır yen içinde kalır dedik; zulmü ve tacizi gizlemeyi öğütledik… Söz gümüşse sükût altındır dedik; susup yalancıya meydan bırakmayı erdem sandık… Komşuda pişer bize de düşer dedik; hazırcılığı alışkanlık yaptık… Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez dedik; menfaatçiliği fıtrat bildik… Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar dedik; yalana sarılmayı kolay gördük… Bana dokunmayan yılan bin yaşasın dedik; bencilliği hayat tarzı yaptık… Üzümünü ye,........

© Yeni Şafak