‘Büyük Yalan’…
ABD Başkanı
Trump
’ın
konuşmalarını tahlil ederken biraz geri gidip, çarpıcı örnekleri hatırlamakta yarar olabilir. Önce, dünya kamuoyuna hitaplarının teorik altyapısına bakalım…
Avrupa Popülizm Araştırmaları Merkezi
’nin (European Centre For Populism Studies - ECPS) yayınladığı “Popülizm Sözlüğü”nde Trump’ın iletişim başarısının(!) sırrını açıklayan tanımı bulmak mümkün:
“Büyük Yalan, aslen Adolf Hitler tarafından Mein Kampf’ta [Kavgam] ortaya atılan bir propaganda tekniğinin adıdır. Hitler, ‘Halkın büyük kitleleri ... küçük bir yalandan ziyade büyük bir yalana daha kolay kurban gider’ der ve bu teknik, bilinen bir yanlışın tekrar tekrar dile getirilmesi ve doğruymuş gibi ele alınması anlamına gelir. Amaç, tartışmanın seyrini, büyük yalanı eleştirel bir şekilde sorgulamak veya görmezden gelmek yerine, onu kabul edilmiş bir gerçek olarak ele alan bir yöne doğru yönlendirmektir.”
Hitler’in
Propaganda Bakanı Goebbels
’in, Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisinin yönetiminde ve Alman halkının beyninin yıkanmasında kullandığı en etkili iletişim silahı “Büyük Yalan Söyleme Stratejisi” idi. İnsanlığın Hitler Almanya’sı felâketinden neredeyse hiçbir şey öğrenmediğini, bu stratejiye en geniş anlamda yer veren Trump’ın hâlâ ‘inandırıcı’ bir figür olmasından anlıyoruz. İşte ABD Başkanı’nın ifadelerinden bazı örnekler:
“İran’ın nükleer programını tamamen haritadan sildik.” (Haziran 2025)
“İran’ın, 2000 yılındaki USS Cole saldırısında parmağı vardı.” (Şubat 2026)
“İran’ın kıtalararası balistik füzeleri çok yakında ABD ana karasına ulaşabilir.” (Mart 2026)
“2015 Nükleer Anlaşması (JCPOA) İran’a yasal olarak nükleer silah sahibi olma hakkı veriyordu.” (Mart 2026)
İlkokulun vurulmasıyla ilgili; "Saldırıyı İran kendisi yapmış olabilir veya başka biri, biz yapmadık." (Mart 2026)
“Bu savaş çok kısa sürecek, sadece kısa vadeli bir gezi olacak ve çok yakında bitecek." (Mart 2026)
“Savaş çok yakında bitebilir…”, İran saldırı kararındaki sorumluluğunu devretme çabası olarak ‘okunabilecek’;........
