menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ramazan hocanın başına gelenlerin düşündürdükleri

82 0
23.03.2026

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu “yolsuzluk” soruşturması kapsamında 19 Mart 2025 tarihinde gözaltına alınmalar akabinde de tutuklamalar arka arkaya gelmişti.

Bu tutuklamalar hemen siyasi olarak nitelendi ve tutuksuz yargılanma talepleri sağdan veya soldan akın akın gelmeye başladı. Şimdi ise Ramazan Avuşmak hoca Atatürk’e hakaret ettiği gerekçesiyle önce gözaltına alındı arkasından da tutuklandı. Tutuksuz yargılanmayı ağzından düşürmeyenlerin ise ağzını bıçak açmıyor. Yargı hukuk çerçevesinde istediği işlemi yapabilir ama yapılan işlemin de hukuka ve hakkaniyete uygun olması gerekir. Bu konuyu farklı bir pencereden açıklamaya çalışacağız.


5816 sayılı Kanun’un uygulaması yeni 163 olmamalıdır

Rahmetli Özal’ın fikir hürriyeti kapsamında önayak olması ile yürürlükten kaldırılan Türk Ceza Kanun’unun 163. maddesi bir dönem Demokles’in kılıcı gibi dindarların başında sallanıyor ve lastik gibi sündürülerek cezalar veriliyordu. Eli kalem tutan veya ağzı kelam edip de 163. maddenin hışmına uğramayan yok gibiydi. Şükür ki Özal’ın gayreti sonucunda kaldırılmıştı.

Şimdi de 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun adeta 163. madde gibi kullanılmaya başladı. Elbette suç işleyen herkes sonuçlarına katlanmalıdır. Ancak suç ve cezada da ölçülülük ilkesine uygunluk olmalıdır.

5816 sayılı Kanunun 1’inci maddesinde; “Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Atatürk’ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veyahut Atatürk’ün kabrini tahrip eden, kıran, bozan veya kirleten kimseye bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir.

Yukarıdaki fıkralarda yazılı suçları işlemeye başkalarını teşvik eden kimse asıl fail gibi cezalandırılır.” hükmü yer almaktadır.

Kanunda alenen hakaretten ve sövmeden bahsediliyor. Aleni hakaretin ve sövmenin ne olduğu Yargıtay kararları ile açıkça bellidir. Şu ana kadar Ramazan hocanın alenen hakaret ettiğine veya sövdüğüne dair bir şey ne gördük ne de duyduk.

Hakim ve savcıların takdir hakkına diyecek bir şeyimiz yok.........

© Yeni Şafak