Kamu yönetiminde “Davud Tövbesi”ne çok büyük ihtiyaç var
Kamu yönetiminde “Davud Tövbesi”ne çok büyük ihtiyaç var
Kamu yönetiminde en büyük problemlerden biri yöneticilerin hata yapması değildir. Asıl problem, makam büyüdükçe hatayı kabul etmenin küçülüp küçülmemesidir. Çünkü insanın olduğu yerde hata kaçınılmazdır. Yazımızda bu konuyu Hz. Davut’un (A.S.) tövbesi çerçevesinde açıklamaya çalışacağız.
HZ. DAVUD KISSASININ YÖNETİCİLERE HATIRLATMASI GEREKENLER
Sıradan bir vatandaş yanlış yaptığında özür dilemesi beklenir. Bir memur hata yaptığında işlem geri alınabilir. Bir yönetici yanlış karar verdiğinde ise bazen bütün teşkilat o yanlışın doğru olduğunu ispatlamak için seferber olur. İşte Hz. Davud kıssasının bugünün yöneticilerine söylediği en önemli söz belki de burada başlıyor:
Güç sahibi olmak, hatasız olmak değildir. Asıl büyüklük, hatayı fark ettiğinde geri dönebilmektir. Kur’ân-ı Kerim’de Sâd Suresi’nin 21-25’inci ayetlerinde Hz. Davud’a gelen iki davacıdan söz edilir. Davacılardan biri, kardeşinin doksan dokuz koyunu bulunduğunu, kendisinin ise tek koyuna sahip olduğunu ve kardeşinin o tek koyunu da kendisinden istediğini anlatır.
Hz. Davud bu talebin haksız olduğunu söyler. Ardından bunun kendisi için bir imtihan olduğunu fark eder, Rabbinden bağışlanma diler ve secdeye kapanır. Kıssanın ayrıntılarının nasıl yorumlanacağı konusunda tefsirlerde farklı açıklamalar bulunmaktadır. Ancak kamu yönetimi açısından üzerinde durulabilecek temel mesaj oldukça açıktır:
İktidar da makam da bir imtihandır ve makam sahibi için en tehlikeli an, kendisini artık hesaba çekilmeyecek kadar güçlü görmeye başladığı andır. Doksan dokuz koyunu olan neden bir koyunun peşine düşer? Kıssadaki en çarpıcı sembollerden biri budur. Bir tarafta doksan dokuz koyun vardır. Diğer tarafta yalnızca bir koyun. Fakat çok şeye sahip olan kişi, az şeye sahip olanın elindekine de göz dikmektedir. Bu tablo yalnızca geçmiş zamanlara ait değildir.
BUGÜNDE GÜCÜN VE GÜÇLÜLERİN TEMEL HASTALIKLARI AYNIDIR
İnsan bazen ihtiyacı olmadığı hâlde daha fazlasını ister. Daha fazla para. Daha fazla makam. Daha fazla yetki. Daha fazla nüfuz. Daha fazla koltuk. Bir görevi vardır, ikinci görevi ister. İki unvanı vardır, üçüncüsünü ister. Yetkisi geniştir, biraz daha genişletmek ister. İşte kamu yönetiminde adalet problemi çoğu zaman tam da burada başlar. Çünkü güç büyüdükçe insanın kendisini sınırlaması gerekirken, nefis çoğu zaman tam tersini ister. Bu nedenle iyi kamu yönetiminin temelinde yalnızca........
