Dünya Çözüm Arıyor: Milli Ekonomi Modeli-7 Ekonomide Bağımsızlık Arayışı ve Yeni Paradigma
Ekonomik bağımsızlık, bir milletin gerçek anlamda varlık gösterebilmesinin temel şartıdır.
Siyasi bağımsızlık ancak ekonomik bağımsızlıkla anlam kazanır. Aksi halde ülkeler, kendi kararlarını alsalar bile küresel ekonomik dalgalanmaların etkisi altında kalmaya devam ederler. Bugün dünya genelinde yaşanan ekonomik gelişmeler bu gerçeği yeniden hatırlatmaktadır. Küresel finans sistemine aşırı bağımlılık, birçok ülkeyi kırılgan hale getirmiştir. Döviz dalgalanmaları, dış borç yükü ve küresel sermaye hareketlerine bağlı büyüme modelleri; ekonomik istikrarı kalıcı hale getirmekte yetersiz kalmaktadır. Uzun yıllar boyunca küreselleşme ve finansal entegrasyon, ekonomik büyümenin ana motoru olarak kabul edilmişti. Ancak son yıllarda yaşanan krizler, bu modelin her ülke için aynı refahı üretmediğini açık biçimde ortaya koymuştur. Bu durum, küresel ekonomik sistemin tek merkezli yapısının her geçen gün daha fazla sorgulandığını göstermektedir.
Viyana'da gerçekleştirilen Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde yapılan sunumlar da bu arayışın akademik zeminde güçlü biçimde tartışıldığını ortaya koymuştur. Farklı ülkelerden gelen akademisyenler, ekonomik bağımsızlık konusunu yalnızca teorik bir başlık olarak değil; üretim politikaları, ulusal para kullanımı ve gelir dağılımı perspektifinden ele almışlardır. Özellikle ulusal para ile ticaret, dış borç bağımlılığı ve finansal kırılganlık gibi başlıklar yoğun biçimde tartışılmıştır. Bu noktada özellikle vurgulanması gereken önemli bir gerçek vardır: Milli paralarla ticaret yaklaşımı, Milli Ekonomi Modeli'nin temel tezlerinden biridir ve Prof. Dr. Haydar Baş tarafından uluslararası akademik zeminde ilk kez sistematik bir model olarak ortaya konmuştur.
Milli Ekonomi Modeli, küresel ekonomik bağımlılığın temelinde dolar merkezli finans sisteminin bulunduğunu tespit etmiş; ülkelerin kendi milli paralarıyla ticaret yapmasının ekonomik bağımsızlığın anahtarı olduğunu vurgulamıştır. Bu yaklaşım, yalnızca teorik bir öneri değil; küresel finans hegemonyasına karşı geliştirilen bütüncül bir ekonomik paradigma olarak ortaya konmuştur. Prof. Dr.........
