menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Devlet refleksi ve ayakta kalmanın sırrı

24 0
21.06.2026

Ortadoğu bir kez daha ateş çemberinin içinden geçiyor. İran ile İsrail arasında yaşanan son gelişmeler, bölgede dengelerin yeniden şekillendiğini gösterirken, Türkiye açısından da önemli dersler barındırıyor. Savaşların kazananı olmaz derler. Doğrudur. Ancak savaşlar ve krizler devletlerin gerçek kapasitesini, milletlerin dayanıklılığını ve yönetimlerin vizyonunu ortaya çıkarır.

‎Bugün İran örneği bu açıdan dikkatle incelenmelidir. Yıllardır yaptırımlar altında yaşayan, ekonomik baskılarla karşı karşıya kalan ve zaman zaman iç karışıklıklarla mücadele eden İran'ın hâlâ bölgesel bir güç olarak varlığını sürdürebilmesi, devlet mekanizmasını koruyabilmesinden kaynaklanmaktadır. Bu durum İran'ın bütün politikalarının doğru olduğu anlamına gelmez. Ancak devletlerin kriz dönemlerinde nasıl ayakta kaldığını anlamak bakımından önemli bir örnektir. Çünkü devletler için asıl mesele, zor zamanlarda kurumsal devamlılığı sağlayabilmektir.

‎Devlet refleksi dediğimiz şey, kriz anlarında millet ile devletin aynı hedef etrafında kenetlenebilmesidir. Bir devletin yöneticileri değişebilir, kadroları değişebilir, hatta ağır darbeler alabilir. Ancak devlet geleneği sağlam ise sistem ayakta kalmaya devam eder. Tarihimiz bunun en güzel örnekleriyle doludur.

‎Mondros Mütarekesi imzalandığında Osmanlı Devleti fiilen sona ermiş görünüyordu. Sevr ile Anadolu paylaşılmış, işgal orduları memleketin dört bir yanına yayılmıştı. Dışarıdan bakan herkes Türk milletinin artık tarih sahnesinden çekileceğini düşünüyordu. Fakat hesap edemedikleri bir şey vardı: Bu........

© Yeni Mesaj