menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran’ın Hürmüz stratejisi ve İsrail-ABD hattındaki gizli trafik

14 0
31.07.2026

Orta Doğu ve Avrasya coğrafyası, askeri gerilimlerin, diplomasi masalarındaki sert pazarlıkların ve stratejik hamlelerin aynı anda yaşandığı kritik bir süreçten geçiyor. 

Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyetini en üst perdeden dile getirmesi, Ukrayna ve ABD ile yürütülen dolaylı temaslar ve Washington-Tel Aviv hattındaki kapalı kapılar arkasında şekillenen planlar, bölgedeki dengelerin kökten değiştiğini gösteriyor. 

Gelişmeler, askeri bir hezimet yaşayan değil, tam aksine sahada kazanan, Hürmüz Boğazı'nı stratejik bir savunma ve koz aracına dönüştürerek oyunun kurallarını yeniden yazan bir İran portresi çiziyor.

Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nda kırmızıçizgileri

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi'nin Umman üzerinden yürütülen müzakerelere ilişkin açıklamaları, Tahran'ın Hürmüz Boğazı konusundaki tavrının tavizsiz olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. 

Garibabadi, boğazdaki güzergahlardan birinin tamamen, diğerinin ise belirli bir bölümünün İran kontrolünde olmasını şart koşarken, bu önerinin kabul edilmemesi halinde Boğaz'ın kapalı kalmaya devam edeceğini ve İran'ın çatışmaların yeniden başlamasına hazır olduğunu net bir dille ifade etmektedir. 

Tahran'ın Boğaz'ın güney güzergahını tanımaması ve Umman'ın mayın temizleme girişimlerine izin vermemesi, Hürmüz üzerindeki egemenlik iddiasını fiili bir savunma kapasitesine dönüştürdüğünü gösteriyor.

Açıklamalarda öne çıkan en çarpıcı unsur, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı sadece bir geçiş noktası değil, ulusal güvenliğinin ayrılmaz bir parçası ve stratejik bir gelir kaynağı olarak görmesidir. 

Bölgeye yaklaşmaya çalışan Avrupa savaş gemilerini meşru hedef........

© Yeni Mesaj