menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD-İsrail ikilisinin Orta Doğu stratejisi ve "savaşı yayma" tuzağı

10 0
13.09.2026

Yemen'de Husilerin stratejik öneme sahip Moha kentini kontrol altına alarak Kızıldeniz kıyı şeridinin tamamında hakimiyet kurması, Orta Doğu'daki güç dengelerini ve küresel ticaret hatlarını etkileyen önemli bir gelişmedir. 

Babülmendep Boğazı üzerindeki denetimini pekiştiren Husiler; Gazze'deki işgal, Lübnan'a yönelik saldırılar, İran'a uygulanan ambargo ve Yemen ablukası kaldırılmadığı sürece bu asimetrik gücü bir koz olarak kullanmaya devam edeceklerini açıkça ilan etmektedir. 

Ancak krizin coğrafi sınırlarını aşan asıl tehlike, Washington'ın tutumunda ve bu gelişmenin Mekke Anlaşması tarafı olan ülkelere yönelik potansiyel yansımalarında gizlidir.

ABD, sorumluluğu doğrudan bölge ülkelerine yüklüyor

Riyad yönetiminin Husilere karşı doğrudan hava harekatı düzenlenmesi yönündeki talebinin ABD Başkanı Trump tarafından geri çevrilmesi ve Washington'dan gelen "Bu sorun bölge ülkelerinin meselesidir" açıklaması, masum bir geri çekilme hamlesi değildir. 

Yaklaşık 200 kişilik askeri personelle yalnızca "kinetik olmayan destek" ve istihbarat sağlayacağını duyuran ABD, sorumluluğu doğrudan Körfez ülkelerinin sırtına yüklemektedir.

Bu tutum, ABD-İsrail ikilisinin Orta Doğu üzerindeki menfur hesaplarının bir uzantısıdır.

Çatışmayı bizzat göğüslemek yerine Husiler ile Suudi Arabistan'ı........

© Yeni Mesaj