menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD-İran geriliminde Türkiye arabulucu olmalı mı?

11 23
03.02.2026

Ortadoğu'da savaşın düğmesine basılmak üzereyken, bir anda müzakere sürecine geçiş yapıldı. İnşallah diplomasi yoluyla bir çözüme ulaşılır, çünkü kan ve gözyaşının hiç durmadığı bölgemiz bir savaşı daha kaldırabilecek durumda değil.

Ama en başta ifade edelim ki; mesele sadece müzakere yapılması değil, müzakerelerin içeriği… Eğer ABD'nin bu müzakerelerden beklentisi, savaşla elde edebileceği tavizleri, masa başında elde etmek ise –ki birçok ülkede bu yöntemi uyguladı ve uyguluyor- o zaman bunun anlamı, savaşmadan, direnç göstermeden teslim olmaktır.

Eğer müzakerelerdeki maksat, var olan yanlışları düzeltmek, eksikleri gidermek ise, bu makul olandır ama ABD gibi ülkelerin hiçbir zaman böyle bir hedefi olmadı. Batılı ülkeler, her zaman çıkar ve sömürü odaklıdır. Onlar, bir takım tavizleri koparabilmek için diplomasi yollarını sonuna kadar kullanırlar, bunda başaramazlarsa da gerginliği, çatışmayı ve savaşmayı tercih ederler.

Bu tür modern sömürü anlayışlarına verilecek olan en güzel cevap, her yönüyle güçlü bir devlet olmaktır, millet birlikteliğini en güzel şekilde sağlayabilmektir, milletine hizmet eden, baba bir devlet anlayışını ortaya koyabilmektir, milli bir ekonomik sistemi hayata geçirerek, tam bağımsız bir ülke olabilmektir.

Bu genel değerlendirmemizi ifade ettikten sonra ABD-İran gerilimi ile ilgili güncel gelişmeleri biraz irdeleyelim.

ABD, Trump'ın talimatıyla savaş gemilerini İran yakınlarına gönderdi ve İranlı yetkililer, ellerinin tetikte olduğunu ve her duruma hazır oldukları belirttiler. Savaş kaçınılmaz görüyordu, hatta ABD basınında çıkan haberlerde geçtiğimiz pazar günü ABD saldırılarının başlayacağı iddia ediliyordu.

Bu sırada diplomasi trafiğinde de yoğunluk........

© Yeni Mesaj