12. MEM Kongresi için Buhara’dan davet
Viyana Teknik Üniversitesi'nde gerçekleştirilen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'ne katılan bilim insanları, yaptıkları bilimsel çalışmaların Prof. Dr. Milli Ekonomi Modeli'nin ortaya koyduğu bakış açısını ve çözümlerini doğruladığını ifade ettiler. Ve sundukları tebliğlerde bu noktada ampirik çalışmalarını da aktardılar.
Modeldeki perspektife hayranlıklarını gizleyemeyen bilim insanları, kongrelere yeniden katılmaktan da öte, bir sonraki kongre için kendi ülkelerini önerdiler.
Kimisi MEM'in tarım projelerini ele aldı, kimisi de mevcut sistemlerin bir türlü çözemediği sürdürülebilirlik meselesinin, Milli Ekonomi Modeli'nin doğal sonucu olduğunu gördü ve bunu sunumunda ifade etti.
MEM, modern iktisat teorilerinin çözemediği üç temel sorunu çözüyor
Prof. Dr. Juraev Abror Turobovich (Buhara Üniversitesi Rektör Yardımcısı – Özbekistan):
"Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli ve Milli Para anlayışı, modern iktisat teorilerinin uzun süre çözemediği üç temel sorunu, talep yetersizliği, finansal bağımlılık ve gelir dağılımındaki adaletsizlik konularını bütüncül bir şekilde ele almaktadır.
Geleneksel ve neo-klasik teorilerde para nötr kabul edilirken, Prof. Dr. Haydar Baş parayı, üretimi ve emeği harekete geçiren temel bir tetikleyici olarak konumlandırmaktadır.
Bu yaklaşım, modern ekonominin temel açmazlarını –özellikle gelişmekte olan ülkelerde kronik talep eksikliği ve üretim potansiyelinin atıl kalması sorunlarını- doğrudan çözmeyi hedeflemektedir."
Prof. Dr. Juraev, kongredeki sunumunda ayrıca 12. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nin Özbekistan'da Buhara Üniversitesi'nde yapılmasını teklif etti.
Ampirik çalışmalar, MEM'in tarımsal perspektifini doğruluyor
Prof. Dr. Almir Alihodzic (Zenica Üniversitesi – Bosna Hersek):
"Mevcut neoliberal yaklaşımlar, tarımsal destekleri bütçe üzerinde bir yük olarak görme eğilimindeyken 2000-2021 dönemini kapsayan OECD ülkeleri üzerine yaptığımız ampirik çalışma, bu kabulün aksine tarımsal desteklerin ekonomik büyüme üzerinde pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir çarpan etkisi yarattığını bilimsel verilerle ortaya koymaktadır.
Tam da bu noktada, Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli, çalışmamızın ampirik bulgularını teorik bir zeminde buluşturmaktadır. MEM, tarımı sadece bir sektör olarak değil, sanayi ve hizmet sektörlerini tetikleyen stratejik bir unsur olarak konumlandırır.
MEM, yerli üreticinin kamu eliyle desteklenmesinin milli gelir artışı üzerindeki doğrudan etkisini savunurken, bizim çalışmamız da tarım politikalarının büyüme stratejilerinin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini kanıtlamaktadır.
Modelde vurgulanan senyoraj gelirlerinin emek ve üretim karşılığı olarak devreye alınması tezi, tarımsal desteklerin finansman sorununu ortadan kaldırarak bu desteklerin bir ekonomik külfet değil, aksine enflasyonu dizginleyen ve sosyal refahı artıran bir yatırım olduğunu göstermektedir.
Bu bağlamda, MEM'in 'Milli Devlet' ve 'Sosyal Devlet' vizyonu, çiftçiyi sadece üreten değil, aynı zamanda pazarın canlılığını sağlayan güçlü bir tüketici haline getirerek ekonomideki üretim-tüketim dengesini sağlamaktadır.
Araştırmamız, modern ekonomilerin çıkmaza girdiği bir dönemde MEM'in sunduğu tarım perspektifinin, büyüme için bir çözüm anahtarı olduğunu ortaya koymaktadır."
MEM'e göre, sürdürülebilirlik toplumsal refahı artırmanın doğal bir parçası
Prof. Dr. Erekle Pirveli (Budapeşte Corvinus Üniversitesi – Macaristan):
"Mevcut ekonomi anlayışı, kaynakların kıt olduğu varsayımına dayanmaktadır. Bu bakış açısıyla sürdürülebilirlik, kaçınılmaz olarak bir maliyet unsuru ve kısıtlama olarak algılanmaktadır.
Oysa Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli, bu anlayışı kökten değiştirmektedir. Modele göre, kaynaklar sınırsız, insan ihtiyaçları ise sınırlıdır. Bu bakış açısı, sürdürülebilirliğin bir külfet değil, toplumsal refahı artırmanın doğal bir parçası olduğunu ortaya koymaktadır.
Milli Ekonomi Modeli'ndeki Sosyal Devlet kavramı, devleti sadece düzenleyen değil, toplumsal refahı mümkün kılan bir aktör olarak tanımlamaktadır. Bu çerçevede şirketlerin finansal başarısı ile topluma katkısı birbirinden ayrı hedefler değil, aynı amacın farklı ifadeleri haline gelmektedir.
Dolayısıyla Milli Ekonomi Modeli, finansal performans ile sürdürülebilirlik arasında köprü kurmaya çalışan günümüz raporlama sistemlerine sağlam bir kuramsal temel sunmaktadır."
Devam edecek.
