menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Siyasetin filozofu

16 0
yesterday

Kimden mi bahsediyorum? Kuşkusuz ki yeni dönem ve yeni kuşak siyasetçisi olan Hüseyin Baş'tan bahsediyorum.

Hüseyin Baş sıra dışı bir siyasetçi olmanın da ötesinde, sıra dışı bir insan.

BTP Genel Başkanı olduğu günden bu tarafa, tıpkı partinin kurucu lideri Haydar Baş gibi çok yeni ve farklı fikirleri ileri sürüyor Hüseyin Baş Bey.

Her konuşmasında farklı bir noktayı öne çıkarıyor.

En son yaptığı ve şahsen ilgi ile takip ettiğim dikkat çekici konuşması, benimde uzun yıllardan beri üzerinde yoğunlaştığım bir meseleydi aslında.

Toplumların yeni fikirlere yelken açamıyor olması veya bu konuda ki dirençleri.

Kanıksanmış dogma bilgiler ve bu bilgilerin en doğru hakikatlermiş gibi savunulması.

Öğretilmiş çaresizlik karşısında toplumların teslim bayrağını çekmesi.

Hüseyin Baş Bey yaptığı konuşmasında, toplumların kendilerine dayatılan veya sunulan bilim dışı bilgi veya çaresizliğin kabul edilmiş gibi gözükmesine isyan ediyor.

"Türkiye önündeki ekonomik meseleleri çözmediği müddetçe başka hiçbir meseleyi çözme imkânına sahip olamayacaktır. Bir emekli 100 bin lira maaş alabilir mi desek, 'Yok canım, mümkün değil' deriz. Yani o garibanlık kaderine öyle bir ikna edilmişiz ki; 'Ne bileyim, gökten bir fil düşse olur mu?' deseler, 'Evet, olabilir' deriz ama bir emeklinin 100 bin lira alacağına inanmayız. Çünkü garibanlık bu toplumun kodlarına işlendi."

Sevgili dostlarım elinizi vicdanınıza koyarak düşünün.

Şimdiye kadar böyle bir açıklamayı yapan başka bir siyasetçiyi gördünüz mü, duydunuz mu?

Büyük devrimci Haydar Baş Bey'de siyasi hayatı boyunca, daima farklı ve yenilikçi fikirleri savunmuştu.

Hüseyin Baş Bey'in dikkat çekiği konu esasen Türk milletine biçilen kefenin yırtılıp atılmasına katkı sunması bakımından, çok önemli ve hayati bir meseledir.

Bu meseleye Hüseyin Baş'ın baktığı zaviyeden bakan veya yakınından geçen hiçbir siyasetçinin olmaması da, oldukça manidardır.

Toplumumuz kendisine dayatılan bu cehalet fışkıran çaresizliği, adeta bir kanun ve asla terk edilmemesi gereken bir kural olarak benimseme eğilimindedir.

Hüseyin Baş'ın dediği gibi,........

© Yeni Mesaj