Düşünmek ve tefekkür
Bir insan ne kadar düşünürse düşünsün, Allah'ı zikretmezse, onun o düşüncesine tefekkür değil, vehim denilir. Zikrederek düşünmenin adına da tefekkür denilir. Bu manada zikreden insanın düşüncesi, tefekkürü zikirdir.
Zikir kelimesinin "tefekkür etmek" anlamında kullanıldığı ayetlerden bazıları şunlardır: "İnsan düşünmez mi ki, daha önce o hiçbir şey olmadığı halde biz kendisini yaratmışızdır?" (Meryem: 19/67)
"Tehdit ederek, inananları Allah yolundan alıkoyarak ve o yolu eğip bükmek isteyerek öyle her yolun başında oturmayın. Düşünün ki siz az idiniz de O sizi çoğalttı. Bakın ki, bozguncuların sonu nasıl olmuştur!" (A'raf: 7/86)
"Düşünün ki, (Allah) Âd kavminden sonra yerlerine sizi getirdi. Ve yeryüzünde sizi yerleştirdi: Onun düzlüklerinde saraylar yapıyorsunuz, dağlarında evler yontuyorsunuz. Artık Allah'ın nimetlerini hatırlayın da yeryüzünde fesatçılar olarak karışıklık çıkarmayın." (A'raf: 7/74)
"Biz onları özellikle âhiret yurdunu düşünen ihlâslı kimseler kıldık." (Sa'd: 38/46)
Zikir sözcüğü, bilginin hazıra getirilmek istenmesi, akla çağırılması, hatırlanması anlamında da kullanılır. (Ragıp el-Isfehanî, Müfredât Li Elfazi'l-Kur'an, s. 575)
Hatırlamak manasına gelen bazı âyet-i kerimeler vardır: "(Genç adam:), 'Gördün mü, kayaya sığındığımız sırada balığı unuttum. Onu hatırlamamı bana Şeytan'dan başkası unutturmadı. O, şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti' dedi." (Kehf: 18/63)
"Size söylediklerimi yakında hatırlayacaksınız. Ben işimi Allah'a havale ediyorum. Şüphesiz Allah, kullarını çok iyi görendir." ( Mümin: 40/44)
"Âyetlerimiz hakkında ileri geri........© Yeni Mesaj
