Allah'a inat kâfirlerle dost olmak!
Allah-ü Teâlâ, "Ya Musa! Benim için ne amel yaptın?" buyurdu.
O da, "Ya Rabbi! Senin için namaz kıldım, oruç tuttum, zekât verdim ve Seni zikrettim" deyince, Allah-ü Teâlâ, "Namaz, senin için burhandır. Oruç, seni Cehennemden koruyan kalkandır. Zekât, mahşer günü, herkes sıcaktan yanarken, sana gölge yapacaktır. Zikir de, o gün karanlıkta sana nur olacaktır. Benim için ne yaptın?" buyurdu. Hazret-i Musa, "Ya Rabbi, Senin için olan amel nedir?" dedi. Allah-ü Teâlâ, "Sevdiğimi Benim için sevdin mi ve düşmanımı düşman bildin mi?" buyurdu. Hazret-i Musa, Allah-ü Teâlâ'nın sevdiği amelin, O'nun dostlarını sevmek ve düşmanlarını sevmemek olduğunu anladı. Demek ki, sevgilinin sevdiklerini sevmek ve düşmanlarına düşman olmak, sevginin alametidir.
Mümtehine suresinin, "İbrahim ve ashabı kâfirlere, 'Biz sizden ve putlarınızdan uzağız. Siz, bir olan Allah'a inanana kadar, aramızda düşmanlık olacaktır' dediler. Bunların bu güzel halleri, size örnek olmalıdır" mealindeki 4. ayeti gösteriyor ki, iman sahibi olmak için, bu düşmanlık şarttır ve Allah düşmanlarını sevmek, imanı yok eder. Burada anlamamız gereken, Allah'ın (c.c.) dostuna dost, düşmanına düşman olmaktır.
"Mü'minler, Mü'minleri bırakıp da kafirleri dost edinmesinler. Kim böyle yaparsa; Allah ile dostluğu kalmaz." (Âl-i İmran 28)
Kimdir Allah'ın dostları? Âlemlere rahmet Hz. Muhammed (s.a.a) ve O'ndan sonra O'nu temsil eden velayet yolunun rehberleri başta İmam Ali (k.v.) olmak üzere Ehl-i Beyt'tir ve Allah'a (c.c.) iman eden........
