menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kaynak kıtlığı miti ve Milli Ekonomi Modeli

26 0
08.03.2026

Ekonomi biliminin modern anlatısı uzun yıllardır aynı varsayım üzerine kuruludur: Kaynaklar sınırlıdır, insan ihtiyaçları ise sınırsızdır. Bu kabul, yalnızca akademik bir teori olarak kalmamış; aynı zamanda küresel ekonomik düzenin ideolojik temelini de oluşturmuştur. Üretim politikalarından mali disipline, kamu harcamalarından sosyal devlet tartışmalarına kadar birçok karar bu düşünce etrafında şekillenmiştir.

Ancak Viyana'da düzenlenen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi, bu temel varsayımı yeniden tartışmaya açtı. Özbekistan'dan katılan Prof. Dr. Jamoliddin Kambarov Khimatillayevich, Milli Ekonomi Modeli'nin temel varsayımlarını akademik bir çerçevede ele alırken, klasik iktisadın en köklü ön kabullerinden birine farklı bir perspektif sundu.

İHTİYAÇLAR GERÇEKTEN SINIRSIZ MI?

Klasik iktisat teorisi, insan ihtiyaçlarının sınırsız olduğu varsayımını temel alır. Bu varsayım, ekonomik büyümenin sürekli genişlemesi gerektiği düşüncesini doğurur. Çünkü ihtiyaçlar bitmeyecektir ve dolayısıyla üretim de sürekli artmalıdır.

Milli Ekonomi Modeli ise bu noktada farklı bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Kongrede yapılan sunumda vurgulandığı gibi, insan ihtiyaçları biyolojik ve sosyal olarak sınırlıdır. İnsan belirli bir miktar gıda tüketebilir, belirli bir yaşam alanında yaşayabilir ve belirli bir sosyal refah düzeyine ihtiyaç duyar. Bu sınırların ötesinde ortaya çıkan talepler çoğu zaman ekonomik sistemin ürettiği yapay ihtiyaçlardır.

Bu yaklaşım, tüketim merkezli ekonomik büyüme anlayışını sorgulayan önemli bir tartışma........

© Yeni Mesaj