menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gelişen demokrasilerin krizleri

4 0
previous day

Dünyanın farklı bölgelerinde birbirine şaşırtıcı ölçüde benzeyen siyasi krizler yaşanıyor. Seçimler yapılıyor, iktidarlar değişiyor, partiler yarışıyor; ancak tartışmalar sandıkta sona ermiyor. Hatta birçok gelişmekte olan demokraside asıl gerilim seçimlerden sonra başlıyor.

 

Nepal, Pakistan ve Bangladeş gibi ülkelerde son yıllarda yaşanan süreçler bunun dikkat çekici örnekleri oldu. Her ülkenin kendi siyasi geçmişi ve toplumsal dinamikleri farklı olsa da ortaya çıkan tablo büyük ölçüde aynı: siyasal rekabet yalnızca partiler arasında kalmıyor; mahkemeler, bürokrasi ve devlet kurumları da mücadelenin merkezine çekiliyor.

 

Nepal'de parlamentonun feshedilmesiyle başlayan kriz kısa sürede anayasal meşruiyet tartışmasına dönüştü. Yüksek mahkemenin müdahaleleri, hükümet değişiklikleri ve parti içi bölünmeler ülke siyasetini uzun süre kilitledi. Tartışma artık yalnızca "kim yönetecek?" Sorusu değildi; asıl mesele, siyasi meşruiyetin hangi kurum tarafından belirleneceği haline geldi.

 

Pakistan'da ise yargı süreçleri, görevden almalar ve siyasi yasaklar uzun süredir siyasetin merkezinde yer alıyor. Bir kesim bunu hukukun doğal işleyişi olarak değerlendirirken, başka bir kesim devlet kurumlarının siyasi rekabetin parçası haline geldiğini savunuyor. Bangladeş'te de seçim süreçleri ve muhalefete yönelik uygulamalar demokratik standartlar açısından yoğun şekilde tartışılıyor.

 

Bu örnekler aslında daha büyük bir gerçeğe işaret ediyor:

 

Gelişen demokrasiler ile gelişmiş demokrasiler........

© Yeni Mesaj