Çocuklarımızı Kim Yetiştiriyor: Aile mi, Sokak mı, Ekran mı, Yoksa…?
Urfa’da, Kahramanmaraş’ta yaşanan acı olaylardan sonra yazı yazmak doğrusu bana acı veriyor. (Rabbim o çocuklara ve öğretmenlere şehitlik rütbesi versin. O yaşta “katil” olan bahtsız iki çocuğa ne dememiz gerektiğini bilemiyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Rabbim bu millete ibret almayı, çare üretmeyi nasip etsin. Amin.)Bu yazım son günlerde okullarımızda yaşanan bu elim, bu vahim, bu akla, izana, vicdana sığmaz meşum hadiseler ile ilgili olacak..
En başta şunu ifade edeyim: Bu elim, vahim ve geleceğimizi karartmaya aday bir mevzuda bari siyasi, dinî, sosyolojik ve etnik gruplar olarak birbirimizi suçlamadan; bu vahim hadiselerden çıkar elde etmek amacıyla hissî, tarafgir ve subjektif davranmayalım. Çünkü bu mesele hepimizi ilgilendiren,milletin istikbali ile ilgili bir hadisedir. Birbirimizi suçlayarak, birbirimizi töhmet altında bırakarak bir netice elde etmek mümkün değildir. Çünkü ortada, bu ülkede yaşayan herkesin istikbali ve geleceği vardır. Bu konuda akla, ilme ve vicdana dayanmadan ileri süreceğimiz her görüş, her yorum; eğer bu gibi hadiseleri önlemeye yaramayacak, aksine körükleyecek bir neticeye sebep olursa, bu görüşlerin sahipleri, korkarım ki sadece bu dünyada ceza çekmekle kalmayacak; bir milletin, bir ailenin, bir çocuğun ahiretini de mahvedeceği için kendi ebedî hayatlarını da hüsrana sürükleyeceklerdir.
Bu sebeple konu ile ilgili yazarken, konuşurken, fikir beyan ederken bir değil, bin kere düşünmek zorundayız. Bu sebepten ben de bu yazımda buna çok dikkat etmeye çalışacağım.
Dijital Esaret: Tekmil Âdemoğulları Aynı Tuzakta Yaşlılar Dahil
Millet olarak en başta şu sorulara cevap bulmamız gerekir:
1- Bugün çocuklarımızı, gençlerimizi (hatta hepimizi) en çok etkileyen kurumlar, araçlar ve faktörler hangileridir?a- Okullar mı?b- Sokak mı?c- Aile mi?d- TV’ler mi?e- Akran/arkadaş çevresi mi?f- Herkesin elinde bulunan; içinde çok farklı uygulamalar (Facebook, X, Instagram, WhatsApp, YouTube, yapay zekâ ve çeşitli oyunlar bulunan) cep telefonları mı?g- Cep telefonlarına yüklenen uygulamalar, oyunlar, videolar değişik algoritmalarla çalışan uygulamalar mı? ( başta çocuklar olmak üzere gençlerimizi, orta yaş kuşağını ve yaşlı saydığımız kesimleri; kısaca kadın erkek hepimizi kendine bağlıayan dijitalizm mi? 70’ine merdiven dayamış biri olarak ben bile telefonda, değişik nedenlerle çokça vakit geçiriyorum. Doğrusu çok da yararını görüyorum. Takıldığım her konuda /dinî, tarihî, edebî/ anında cevaplara ulaşabiliyorum. Her alanda, sahasında yetişmiş insanların görüş ve düşüncelerini; yazılarını okuyarak, videolarını dinleyerek öğrenebiliyorum. Öğrenmek istediğim bir konuyu ansiklopedilerin dijital sayfalarından kolayca bulabiliyorum. Bankacılık, vergi ve para havalesi işlemlerimi oturduğum yerden rahatlıkla yapabiliyorum.)
Ben bunlardan (adına ne diyorsak; dijitalizm, internet, sanal medya, uygulamalar…) çok yararlanıyorum. Lakin şunu da fark ediyorum: Onunla geçirdiğim süre arttıkça sabırsızlığım, öfkem, yalnızlık hissim ve bir yerlere gitmeme isteğim artıyor. TV’deki tartışmalarda tartışmacılara; Cumhurbaşkanı, bir bakan ya da muhalefet liderleri bir salonda konuşurken onları dinleyenlere dikkatle bakın: Ne yapıyorlar? Cep telefonlarına bakıyorlar. Tüm bunlar neyin işareti ?
h- Oyunlarla ilgili yeterli bilgim olmadığı için bu konuda detaylı yazmıyorum. Lakin şunu anlıyorum ki çocukları en çok yanlışlığa bu oyunlar sürüklüyor. (Yazmak istesem, bir arama motoruna “çocukları kötü etkileyen oyunlar hangileri?” diye yazsam, bir kitap dolduracak kadar bilgi çıkar karşıma.)
Bu maddelere başka etkenlerde ekleyebiliriz. Maddelerin genişliğine bakarak siz de anlamışsınızdır ki bu kötü gidişatın en büyük unsuru cep telefonları ve ona yüklenen çeşitli oyunlar ile zararlı uygulamalardır.
Şunu da ifade etmek isterim: Cep telefonları sadece çocukları olumsuz etkilemiyor; büyükleri de çok menfi etkiliyor. Bunun en büyük delili; kadın cinayetlerindeki, kadına şiddet vakalarındaki ve tecavüz olaylarındaki çarpık ilişkilerdeki ve cinsiyet değiştirme vakalarındaki artış...Tüm bunlar hangi döneme tekabül ediyor?
Herkesin Elinde Aynı Tehlike: Cep Telefonu Gerçeği
Demek ki cep telefonu, sosyal medya ve bu mecralardaki uygulamaların algoritmaları sadece çocukları ve gençleri değil, her kesimi etkiliyor. Yaşlı başlı insanların, aklı başında orta kuşak bireylerin kavgalarına, ayrılık nedenlerine ve çarpık ilişkilerdeki artışlara bakın. Bu artış ne zamandan sonra yükselişe geçmiş gözlemleyin. Karşınıza çıkacak tablo şu olacaktır: Cep telefonu ve içindeki uygulamaların yaygınlaşması ile.
Maalesef, bu küçücük alet sadece bizleri (yani Türkiye’de yaşayan çoluk çocuk, genç, orta yaşlı, ihtiyar; kadın erkek, doğulu batılı, dindar, ateist, şehirli, köylü, zengin, fakir; Türk, Kürt, Arap, Acem…) değil; dünyadaki tüm milletleri, tüm fertleri, yani tekmil âdemoğullarını kendine esir etmiştir.
Çare: Ahlakta, Merhamet Medeniyetine Dönüşte
Bendeniz bu konu ile ilgili daha önce birkaç yazı yazmıştım. Bu yazılarımda; ilk insandan bu yana insanların sürekli yenilik yaptığını, devamlı icatlar geliştirdiğini ifade etmiştim. Bu yeniliklere başlangıçta karşı çıkılmış, lakin zamanla herkes bunlardan yararlanma yoluna gitmiştir. Yeniliğe erken adapte olanlar güçlenmiş, zenginleşmiş; rakiplerine üstünlük sağlamıştır. Bu sebeple bu son yeniliklere karşı çıkmak veya kullanmaktan imtina etmek (kaçınmak) bir çözüm değildir. Çareyi toplumsal mutabakatla bulacağız. Ben sadece şu öneriyi yapabilirim: Bu yenilikler ve icatlar da Allah’ın izniyle olmuş ve hepsinin perçemi O’nun (cc) elindedir.Netice olarak şunu söyleyeyim: Bizler (en başta Müslüman Türkler olmak üzere Ümmet-i Muhammed), dünyada “güzel ahlak ırmağının” başında ve kaynağında oturuyoruz. Eğer bu nimeti tam anlamıyla öğrenip, eksiksiz uygulayıp; dünyayı saran bu zulme, bu çarpık ve çirkin gidişata çare sunmazsak, Allah bunun hesabını bizlere hem bu dünyada hem de ahirette sorar.
Haydin hep birlikte, Erhamü’r-Râhimîn olan Allah’ın Kur’an’da anlattığı o merhamet medeniyetini öğrenmeye; haydin hep birlikte, tüm âdemoğullarına ve en başta da bizlere en güzel ahlak örneği olarak sunulan Hz. Muhammed’in o eşsiz; merhamet, özveri, vefa ve diğerkâmlık dolu ahlakını öğrenip uygulamaya.
