Vakıf İnsanlar Ve Necati Toklu Usta
Geçen hafta baba dostumuz, mobilyacı Necati Toklu Usta vefat etti. Cenaze namazına katılma fırsatımız oldu. Kendisine ve tüm müminlere Allah rahmet eylesin, taksiratları afv olsun.
Necati Usta, hayır sahibi kimliğiyle tanınırdı. Sakarya Mahallesi'ne Kur'an Kursunun 2007 yılında yapılmaya başlandığını hatırlıyorum. Belediye başkanı olduğumuz dönemde, mahallenin kızlarının ve kadınlarının dinî eğitim alabilmeleri için bir Kur'an kursu binası yaptırmak istiyorlardı. O mahallede oturan, belediye meclisi eski üyemiz ve Mobilyacılar Odası Başkanı Sabit Özturhan da destek verdi; tabii ki başta mahalleli… Kurs binasının yapılacağı arsanın imarı uygundu; hafriyat ve belediyenin yürüttüğü diğer işlemlerden sonra inşaatın temeli törenle atıldı. Törene katılan bir bayan milletvekilimiz de bir miktar bağışta bulundu. İnşaat sürecinde Necati Usta arada sırada başkanlığa uğrar, inşaatın durumu ve ihtiyaçları hakkında bilgi verirdi. Hamdolsun, hayırseverlerin desteğiyle inşaat kısa sürede tamamlandı. Diyanet İşleri Başkanlığı da hocasını sağladı.Kurs hizmete girdi; hatta görme ve diğer engelliler için de eğitim verdi. Kurs, hâlâ hizmete devam etmektedir.
Necati Usta ile irtibatımız, başkanlık görevim sona erdikten sonra da devam etti. Bayram telefonlaşmalarımızda takip ettiği cami inşaatlarını anlatırdı. Bosna Hersek Mahallesi'nde büyük bir cami inşaatı başlatılmış, ancak bitirilememişti; Necati Usta bu işe el atmış, hayır sahiplerini harekete geçirmiş ve camiyi tamamlatmıştı. Bu camiye İbrahim Hakkı Konyalı adı verilmişti. Bu isimlendirme, merhum tarihçi İbrahim Hakkı Konyalı Bey'i hayatının son yıllarında İstanbul Üsküdar Harem'deki evinde sıkça ziyaret etmiş ve hatta kendisinden ders almış biri olarak benim özellikle hoşuma gitti. Necati Usta'nın girişimleriyle toplam on üç cami tamamlanmıştır. Üstelik mahallenin çocuklarına cebindeki şekerleri ikram ederken, "Haydi çocuklar, camiye" diyerek onları teşvik edermiş.
Necati Usta, babamın arkadaşıydı. Ustanın 1970'lerdeki mobilya atölyesi, İstanbul Caddesi'ndeki Şirin Pasajı'nda bulunuyordu. O dönemde İstanbul Caddesi, Konya'nın sanayi, yani atölyeler bölgesiydi. Daha sonra motorcular ve benzer meslek sahipleri, marangozlar ve mobilyacılar Eski Sanayi'ye, Karatay Sanayi'ne taşındılar. Hatta şimdi Selçuklu Tren Garı'nın bulunduğu yerdeki hemzemin geçidin öncesinde de atölyeler yer alıyordu; burada bir kamyon garajı vardı. Belki de belediyelerin, şehrin gelişimiyle ilgili bu tür alanlara yönelik bir çalışmaya öncülük etmesi önerilebilir.
Ben de 1970'lerin başında, İstanbul Caddesi'nde eski Fenni Fırın'ın karşısındaki sokakta,........
