RAMAZAN EKONOMİSİ
Ekonomi veya iktisat insanın ihtiyaçları ve bunların karşılanma şekli olarak değerlendirilirse dini günlerde fertlerin ve toplumların yaşantılarında bazı farklı uygulamalar ortaya çıkar. Nitekim Ramazan ayının Müslümanlar için oruç ibadeti esas olmakla beraber harcama ve gelir dağılımı bakımından bazı dikkat çeken noktaları vardır: -Oruç ayı yani Ramazan ayı infak (harcama) ayıdır. Nitekim bu ayda oruç tutanları, fakirleri, ihtiyaç sahiplerini, yolda kalmışları vs doyurmak amacıyla iftar ve sahurda yemek vermek teşvik edilmiştir. Tabii ki burada esas olan fertlerin bu tür harcamaları kendi hesaplarından veya bu amaçla kurulmuş olan vakıfların veya derneklerin hesaplarından karşılamalarıdır. Yoksa gösterişli kurum iftarları amaçlanmamaktadır. -Zekat genellikle bu ayda verilmektedir. Her ne kadar yıllanma (yani havelanilhavl) bu aya bağlı olmasa da, sevabı fazla olur umuduyla bu ay tercih edilmektedir. Zekatın gelir dağılımında önemli bir fonksiyonu olduğu bellidir. Ancak bu konuda kesin istatistik bilgileri yoktur. Yine oruç tutulamayan günler için fidye verilir, bunun ölçüsü mezheplerde farklı olmakla beraber kişinin normal bir öğün yemek bedeli olması tercih edilmektedir. Ayrıca tatavvu sadaka denilen gönüllü, sevap ümidiyle verilen bağışlar da bu ay artmaktadır. Müslüman bir toplumda bu tür bireylere veya ailelere yapılan transferlerin önemli boyutlara ulaştığı açıktır. Ramazanı sağlıkla geçirmenin ve bayrama kavuşmanı şükranesi olarak fıtır sadakası da mali ibadetler içinde yer alır. Bazı hayır sahipleri Ramazan kolisi içinde gıda maddeleri hazırlamakta ve ihtiyaç sahiplerine dağıtmaktadır. Tabii ki kabul edilen sadaka, ihtiyaç sahibine eza vermeyen, onun onurunu koruyan sadakadır. Aslında insan verdiğini Allah’a veriyor; çünkü malın hakiki sahibi allah’tır, kul aracılık etmektedir. -Ramazan ayı yardımlaşma ve kardeşlik ayıdır. Yardımlaşmaya önce akrabalardan, komşulardan, iş arkadaşlarından başlanır. İşverenlerin çalıştırdıkları elemanlarının mutad haklarının eksiksiz vermeleri bir yükümlülük olmasıyla beraber Ramazan ayında bunu daha da artırmaları iş barışına ciddi katkı sağlar. -Ramazan ayı iftar ve sahur sofralarıyla aile içindeki huzuru da pekiştirmektedir. Günümüz ailelerinde ortak sofradan yemek yeme alışkanlığı neredeyse kalkmıştır. Ramazan ayında bu alışkanlık yeniden dönmekte ve aile birbirine sevgi ve saygı ile muamele etmektedir. Ayrıca aile davetleri de bu muhabbeti gelişirmektedir. Ramazan ayının bereketi sebebiyle alışverişlerin kolaylıkla yapılması, fahiş fiyat artışlarının olmaması gerekir. Oysa sıkça şikayet edildiği üzere bu ay gelince bazıları fırsatçılık yaparak fiyatları yapay olarak artırmaktadırlar. Bunların kazançlarının bereketli olmayacağı açıktır. Ayrıca Ramazanın oruç ayı olmasının kişilerin sağlıklarına ciddi katkısı olur. Nitekim pek çok hastalığın sebebi çok yemektir. Bu hususa dikkat etmek insanın sağlığını koruması demektir. Teravih, hatim gibi ibadetler kişinin ve toplum dayanışmasında da önemli yeri vardır. Ramazan ayında nakit ve mal transferleri diğer aylara, günlere göre ciddi olarak artmaktadır. Bunun benzeri yine dini bir ibadet olan kurban vesilesi iledir. Kurban’da kurbanlık hayvan piyasasında önemli canlanma ve kurban kesilmesiyle de et dağılımında önemli transfer oluşmaktadır. Yaşanılan bu olayların istatistiki olarak da tespiti halinde dini ayların ve günlerin iktisadi hayatı nasıl canlandırıldığı daha açık görülecektir. Allah yarattığı kuluna bağışlama ve lütuf sözü verir, oysa şeytan insana yoksulluk korkusu düşürür. Bu hususta ayette şöyle buyurulur: “Şeytan içinize yoksulluk korkusu düşürür ve çirkin şeyler yapmanızı emreder. Allah ise kendinden bir bağışlama ve lütuf sözü vermektedir. Allah her şeyi kuşatmakta ve her şeyi bilmektedir” (Bakara, 268). Allah için infak, harcama insana iç huzur ve tatmin duygusu sağlar, malını bereketlendirir. Hem kişilerde hem de toplumda güven sağlar. Buna karşılık cimrilikler güvensizlik ve düşmanlıkların kaynağıdır. Bazıları insanları doyurmayı önemsemezler. Bunlar hakkında Kur’anı Kerimde şöyle bahsedilir: “Onlara, “Allah’ın size verdiği rızıktan başkaları için de harcayın” dendiğinde, inkârcılar müminlere derler ki: “Dilese Allah’ın doyuracağı kimseleri biz mi besleyeceğiz! Doğrusu siz açık bir yanılgı içindesiniz”(Yasin, 47). Bereketli bir Ramazan ayı niyazıyla…
