menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

LGBTI+ VE GÜVENLİ İLİŞKİLER

4 0
sunday

Geçtiğimiz günlerde tabukamu’nun ‘LGBTI için güvenli ilişkiler’ rehberini detaylı olarak inceledim. Çünkü bu rehber, ilişkileri yalnızca romantik ya da cinsel boyutuyla değil; güven, saygı, sınırlar ve karşılıklı destek çerçevesinde ele alıyordu. Aslında tam da konuşmamız gereken yer burası.

Güvenli ilişki dediğimizde çoğumuzun aklına ilk olarak şiddetin olmadığı ilişkiler geliyor. Oysa güvenli ilişki bundan çok daha fazlasını ifade ediyor. Güvenli ilişki; kişinin kimliğini saklamak zorunda kalmadığı, yargılanmadığı, tehdit edilmediği, baskı görmediği ve kendisi olabildiği bir ilişki demektir. Bu tanım herkes için de geçerlidir. Ancak LGBTI bireyler söz konusu olduğunda güvenli ilişki kavramı, toplumsal önyargılar ve ayrımcılık nedeniyle farklı boyutlar kazanıyor.

Herkes Güvenli Bir İlişkiyi Hak Eder

İlişki isteyen herkes, kendisini nasıl tanımlarsa tanımlasın güvenli ve sağlık bir ilişki içinde olmayı hak eder. Lezbiyen, gey, biseksüel, trans, interseks, kuir, aseksüel, aromantik ya da herhangi bir cinsiyet kimliği ve cinsel yönelime sahip olmak bu hakkı değiştirmez. Ancak toplumda hala yaygın olan bazı yanlış inanışlar, LGBTI bireylerin ilişkilerinin görünmezleşmesine neden olabiliyor. Bunlardan biri de flört şiddetinin yalnızca heteroseksüel ilişkilerde yaşanabileceği düşüncesidir. Oysa şiddet; cinsel yönelimden ve/veya cinsiyet kimliğinden değil güç ve kontrol ilişkilerinden beslenir. Bir kişinin partner(ler)ini korkutması, baskılaması, tehdit etmesi, izole etmesi ya da kontrol etmeye çalışması hangi ilişki biçiminde olursa olsun şiddettir. Ne yazık ki LGBTI bireyler, yaşadıkları ilişki sorunlarını paylaşabilecekleri güvenli alanlara her zaman erişemeyebiliyor. Açılma korkusu, ayrımcılık kaygısı veya destek mekanizmalarının yetersizliği (neredeyse olmayışı) nedeniyle yaşanan sorunlar görünmez kalabiliyor.

Kimliği Kabul Etmek Güvenli İlişkinin Temelidir

Bir insanı sevmek ile onu olduğu gibi kabul etmek aynı şey değildir. Bazen insanlar partnerlerini sevdiklerini söylerken aslında onları değiştirmeye çalışırlar. Daha ‘kadınsı’ olmalarını, daha ‘erkeksi’ görünmelerini, belirli davranış kalıplarına uymalarını beklerler. Oysa güvenli ilişkilerde kişi olduğu haliyle kabul edilir.

Cinsiyet kimliği ve/veya cinsel yönelim dışarıdan bakılarak, fiziksel ya da bedensel özellikler üzerinden varsayım yapılarak anlaşılmaz. Örneğin dışarıdan bakıldığında kadın gibi görünen biri kendini kadın olarak tanımlamıyor olabilir. Cinsiyet kimliğini dışarıdan bakanlar değil kişinin kendisi bilebilir. Bu nedenle........

© Yeni Düzen