Son mektup
Aşağıdaki mektubu bir okuyucum veya izleyicim ya da her ikisi gönderdi...Hemen hemen hiç düzeltmeden, belki azıcık “edit”leyip aynen yayınlıyorum; buyurun okuyun:
Sevgili Serhat, “hepimiz kaçacayık” diyorsun... Pasaportu olan çoktan kaçtı bile...Biz de günümüzün gelmesini bekleriz, bir kaç vakte kadar kaçıyoruz...
Havuz temizliğine gelen çocuk, “Tüm İngilizler gitti” dedi...
Kalan üç beş kişi de gidecek...
Bizim gibi emekli kişiler mesela İngilizler artık buralarda yaşayamıyor... Havuzun elektriğini ödeyememek bir yana, klima çalıştıramıyorlar...
Oysa yaklaşık 20 yıl önce eşimle birlikte ne umutlarla dönmüştük memlekete...
İngiltere’ye geri dönmek çok canımı acıtıyor... Sil baştan başlamak gerekecek...
Ve hiç kolay olmayacak ama çaremiz kalmadı... En çok üzüldüğüm evim ve bahçem... Ben olmadan bu ev nasıl ayakta duracak, zeytinleri kim sulayacak, kim bakacak... Yoksa hepsini satsak mı?
Benim zeytinim, benim meyve ağaçlarım...Ve senede belki 15 gün görebileceğim...
Yağmur yağacak, belki çatı akıtacak...Kilitleyip gideceğiz...
Ne kadar zor anlatamam!Çok genç yaşta İngiltere’deydik... Yarı ömrümüzü harcadık, öldüründük, dövündük, biriktirdik, parayla geldik... Olmadı!
Burada da çalıştık, 15 seneden falan emekli de olduk ama ayda 30 bin TL civarında bir maaş veriyorlar...
Yatırımımız hep ülkeyeydi...Olmadı!Kenarda köşede bir şeyler olmasaydı, ev de gidecekti...
Önce evlatları tutamadık; gittiler...Şimdi de biz!
Bir gün o İngiliz Pasaportu’nun bu açıdan işimize yarayacağı ve daha kolay kaçabileceğimiz aklıma hiç gelmemişti...
Suçlu kim mi?Tabii ki hükümet!Ama bu hükümetten önce, onların yalanlarına ve senin hep dediğin gibi hamasi nutuklarına kanan bizim gibiler...
Senin dediğin bir şey daha var sevgili........
