Sana ne!
Tahsin Ertuğruloğlu diyor ki; “… Kıbrıs Adası’nda temel sorun, GKRY’nin Ada’nın tamamını temsil ettiği varsayımıyla hareket ederek üçüncü ülkelerle tek taraflı tasarruflarda bulunmasıdır.”
Türkiye’de bir gazetenin sorularını yanıtladı ve bu cümleyi de o yanıtlardan birinden aldım…
“Kıbrıs’taki temel sorun” diyor Tahsin Abi ve ekliyor; “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Ada’nın tamamını temsil ettiği varsayımıyla hareket ederek üçüncü ülkelerle tek taraflı tasarruflarda bulunmasıdır…”
Tahsin Abiye göre “kısaca” GKRY dediği devlet Ada’nın tamamını temsil etmiyorsa; kimiyle, nerede, nasıl anlaşma imzalayacağı bizi neden ilgilendiriyor?
Veya şöyle sorabilirim; “… KKTC, eşit, egemen, ayrı, bağımsız, hür, Türkiye’nin korumasında bir devletse; başka devletlere niye karışıyor?”
Yoksa Tahsin Abi, hala, GKRY dediği Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ortağı olduğumuzdan mı söz ediyor?
Gönlünde yatan aslan bu mu?
Gizli federasyoncu Tahsin!
Ve aynı Tahsin Abi diyor ki; “… GKRY esasen askerî kazanım ve stratejik avantaj elde etmeye yönelik yoğun bir askeri çaba içerisinde.”
Bir devletin bu bahsettiği çaba içerisinde olması hakkı değil midir?
Bunu mu demek istiyor Tahsin Abi?
Kıbrıs’ta tamamen Türkiye’nin stratejik ve ekonomik çıkarları adına “anlamsız, mantıksız ve kesinlikle son derece ezik” bir dış siyaset izleniyor!
“Aman ha sakın çözüm olmasın!” siyaseti!
Tahsin Abi de bu siyasetin başındaki kişilerden biri olarak görevini yapıyor!
Mesela diyor ki; “… GKRY’nin kendisini Ada’nın tek meşru temsilcisi olarak göstererek Fransa ve diğer ülkelerle askerî içerikli anlaşmalar imzalaması, Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarını, egemen eşitliğini ve Ada üzerindeki eşit statüsünü yok sayan tek taraflı bir yaklaşımın ürünü olup yok hükmündedir ve hiçbir........
