KKTC var mı ve bizim mi?
Bugün oğlum geliyor…Dün “Babalar Günü”ydü…En güzel hediye!Çok uzakta olan evladınızın kısa süreliğine de olsa yanınıza geliyor olması!
Baba olmak zor!Evlat olmak da kolay değil!
Mesela ben “çok zor bir evlat” oldum babam için!
Saygısız, yaramaz falan değildim ya da elbette vardı yaramazlıklarım ama çok da sıkıntı yaratan biri olmadım!Ama babam için hep “sorunlu”ydum!
Çünkü babam, “çok korkutulmuş” bir neslin evladıydı…Kim mi korkutmuştu?Kimden mi korkuyordu?Rumlardan mı?Asla!Hiç korkmadı!
Babam, kendi “teşkilatımızdan” korkuyordu!
“Babacığım yazma!” diye uyarırdı!
Haaa yazdıklarım yanlış mıydı?Sorardım; “baba yanlış olarak ne yazdım?”Cevabı şöyleydi; “… Yok, yazdıklarının altına imzamı atarım ama bunlardan korkulur…”
Kimlerdi babamın “bunlar” dediği “onlar”?
Elbette ki bu memleketin içine etmiş olan sahtesinden milliyetçi ganimetçi çökücü gronkçu hırsızlardı ne yazık ki!
Babam ganimete karşıydı!Dini inancı da yoktu ama insan sevgisi çoktu…
Gaziveren doğumluyum… Ama babam Yeşilırmaklı annem Tera – Baflı!
Bir ara, Gaziveren’de kırsal kesim arsası dağıtılacaktı… Yetkili bir ağabeyim, “Be Serhat sen de bu köyü sayılın ve ne malın var ne mülkün, gel sana da bir arsacık verelim” demişti…“Alırım” demiştim!
O gün annem – babam ile öğle yemeği yiyorduk; “… Gaziveren’de bir arsam olacak” dedim; öyle bir sinirlendi, öyle bir kızdı ki vallahi öldürecek kızgınlığından sandım!“Sıçarım ağzına” dedi!
“Kimin malını kime veriyor be bu hırsızlar ha!”
Çalış, paran olursa ev de yaparsın, arsa........
