Enfes bir ziyafet bekliyordum basit bir yemek çıktı ama doyurucu ve lezzetliydi!
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres geldi, gitti...
Bu gelişi küçümsemek veya abartmak doğru olmaz...
Önemsizleştirmek tamamen geri zekalılıktır...
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın dediği gibi, “... çok somut çıktılar elde edilmedi ancak buna karşın Guteress'in ziyareti olumlu ve önemliydi...”
Bana göre, BM Genel Sekreteri veya BM’den daha çok, Türkiye’nin ve AB’nin tavrı esas belirleyici olacak!
Açalım bunu isterseniz!
Kıbrıs Türk Tarafı, tarihsel anlamda Türkiye’nin “kuzusu” veya bazılarının tabiri ile ne yazık ki “beslemesi”dir ve Türkiye, her çeşit karar aşamasında mutlak egemendir!
Eğri oturun ve doğru konuşun; KKTC’de doğan ve Türkiye’de pişen ama aynı zamanda hem Ada’nın hem de Türk ulusunun yetiştirdiği en kaliteli insanlardan biri şu anda Kıbrıs Türk Toplumu lideridir ama asıl aktör Recep Tayyip Erdoğan’dır!
Aynı şeyi Kıbrıs Rum Toplumu’nun anavatan kabul ettiği Yunanistan için söyleyemeyiz!
Yunanistan, tarihin hiç bir döneminde, Rum toplumu üzerinde, Türkiye’nin, Kıbrıs Türk Toplumu üzerinde olduğu kadar etkili olamamıştır!
Ancak, Rum Toplumu’nun mevcut pozisyonda ya da statükoda “karar vericisi”, bir anlamda Kıbrıslı Rumların Türkiyesi, Avrupa Birliği’dir (AB)...
Ve AB’nin 5 1’e nasıl ve ne şekilde monte edileceği bence çok çetrefilli bir konudur!
Veya şöyle söylemek lazım; Türkiye – Avrupa Birliği ilişkileri, Erhürman’ın dediği gibi, “Sonuç üreteceği önceden güvence altına alınmış bir 5 1’in belirleyicisi” olacaktır!
Evet, bir çok kişi sosyal medyada yorum yapıyor... Kimisi “olumlu” değerlendirmeler yazarken, kimisi BM Genel Sekreteri’nin ziyaretini resmen “aşağılıyor”...
Oysa BM Genel Sekreteri, en önemli ekibiyle birlikte bu ziyareti gerçekleştirdi ve bu bile konunun önemini vurgulamak adına bence yeterlidir!
Kaldı ki, belki de perde gerisinde iki topluma ya da tüm kamuoyuna açıklanmayan gelişmeler olması da yüksek olasılıklı bir durumdur!
Erhürman’ın dediğine bakarım; “... Önümüzde artık bir yol haritası var; bu yol haritası doğru bir yolu gösteriyor ve biz bu sürece katkı koymaya hazırız...”
Erhürman “katkı koymaya hazırız” demişse; Türkiye’den ters........
