Savaşın Elli İkinci Yılında Barış Hala Yok!
Adanın çanak gibi ikiye bölündüğü 1974 Yazının üstünden elli iki yıl, 1964 yılında gerçekleşen “İlk Bölünmenin” üstünden de tam 62 yıl geçti. Ama hala barış yok!
Aslında Kıbrıs Sorunu çok daha eskilere dayanıyor. Kökleri modern Kıbrıs tarihine ve etnik toplumların çatışan gelecek tahayyüllerine uzanıyor.
Çatışma, savaş ve göçlere yol açan, Kıbrıs insanına büyük travmalar yaşatan bu çatışma süreci maalesef farklı boyutlarda hala devam ediyor.
Tarihsel Arka plan
Bir zamanlar Hakim-Millet olan Kıbrıslı Türkler ada Britanya’ya devredildiği daha ilk günden beri Kıbrıslı Rumlarla eşit olmak için mücadeleye atıldılar. Enosis’e karşı oldukları gibi, özyönetime de itiraz ediyorlardı, çünkü azınlık konumuna düşmek istemiyorlardı.
Nitekim, Kıbrıslı Türkler demografik dezavantajlarına rağmen 1960 yılında kurulan ve yapısında federal öğeler barındıran bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti’nde azınlık değil “orantısal eşitlik” temelinde devlet yönetimine katılan iki unsurdan biri oldu.
Kıbrıs Cumhuriyeti’ne giden yolda azınlık haklarının ötesine geçerek Kıbrıslı Rumlarla eşit toplum statüsünü elde etmeyi başarmaları sadece kendilerine ait bir başarı değildi. Bunun için bir dizi başka faktörün devreye girmesi gerekti.
Örneğin, Büyük Britanya’nın “son koloniyi asla” elden bırakmama kararlılığıyla izlediği böl-yönet politikasıyla iki toplumu ve Türkiye ile Yunanistan’ı karşı karşıya getirmesi, Türkiye’nin Soğuk Savaş döneminde Batı dünyası içindeki ağırlığı ve jeo-politik konumu, Kıbrıslı Türklerin azınlık olmamak için sergilediği inatçı direniş ve de etnik şiddetin yaygınlaşması gibi olgular böyle bir sonucun alınmasında etkili oldu.
Fakat, Kıbrıslı Rumların çoğu, bugün federasyon için söylediği “adil değil” yönündeki görüşü, o zaman Zürih-Londra Anlaşmaları için söylüyordu ve Kıbrıslı Türklerin eşit olmasıyla Enosisin yasaklanmasını kabul etmiyordu.
Nitekim, Başpiskopos Makarios Kıbrıslı Türkleri devletin yönetici ortağından sıradan bir azınlığa indirmek için 1963 yılının Kasım ayında 13 maddelik anayasa değişikliği önerdi ve ardından da toplumlararası çatışmalar başladı. Çatışmalar sonucunda Kıbrıslı Türkler Kıbrıs Cumhuriyeti devletinin dışında........
