menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Açıl Hürmüz, açıl” ve ABD’nin gücünün sınırları

11 0
20.04.2026

8 Nisan’da başlayan ateşkesin ardından ABD’nin İslamabad’daki ilk tur görüşmelerden çekilmesi ve 12 Nisan’da Hürmüz Boğazı’na yönelik bir “abluka” ilan ettiğini açıklaması, İran’a karşı yürüttüğü savaşın yeni ve kritik bir eşiği olarak değerlendirildi.

Ancak bu çıkış çok kısa süre sonra sahadaki gerçeklikle sınandı. 13 Nisan’da Çin bağlantılı bir geminin, 14 Nisan’da ise İran’a ait dört geminin Hürmüz’den geçmesi, ilan edilen ablukaya ragmen boğaz trafiğinin bütünüyle durdurulamadığını gösterdi.[1] Buna İran’ın Hürmüz’ü önce açtığını duyurup ardından yeniden kapattığını açıklaması eklenince tablo adeta bir yapboza dönüştü. [2] İran’ın bu hamlesi müzakere pozisyonuyla açıklanabilir olsa da, ABD’nin ablukayı seçici biçimde uygulaması, askeri kapasite ile fiili kontrol arasındaki farkı bir kez daha ortaya koymuş durumda.

Bir başka deyişle, Hürmüz meselesi ve daha geniş anlamda İran’a yönelik savaş, ABD’nin gücüne dair aslında bilindik bir paradoksu yeniden görünür kılmış oldu.

Nasıl mı? Hemen anlatalım.

Bu köşede daha önce de belirtildiği üzere ABD, savaş boyunca İran’daki hedeflere yönelik yüksek hassasiyetli saldırılar gerçekleştirerek İran’ı askeri anlamda ciddi şekilde zayıflatmayı başardı. Bu bağlamda binlerce hedef vurulurken, İran’ın hava savunma gücü ile füze altyapısı önemli ölçüde etkisiz hale getirildi. [3]

Yanlış anlaşılmasın: savaşın Washnigton için de şüphesiz ciddi bir maliyeti söz konusu; özellikle ekonomik anlamda. Ancak ABD hala dünyanın en güçlü askeri gücü; savunma sanayisi ve teknoloji ekosistemi üretmeye devam ediyor.[4] Dolar da küresel finans sisteminin omurgası olmayı sürdürüyor.

Peki ABD, İran savaşında sahadaki kazanımlarına ve askeri-ekonomik üstünlüğüne rağmen neden kalıcı ve dönüştürücü siyasi sonuçlar üretemiyor?

Çünkü askeri ya da ekonomik kapasite tek başına yeterli değil.

Nitekim, ünlü uluslararası ilişkiler kuramcılarından Joseph Nye’ın da vurguladığı üzere, güç yalnızca kapasiteyle değil,........

© Yeni Düzen