Diplomasi sofrası ve ayrelli
Ayrelli toplarken “yanlışlıkla” kuzeye geçen ve “askerî yasak bölgeyi ihlal” suçlamasıyla hapse gönderilen Andreas’ın dramı, aslında ortak sızımızdır.
Bir avuç ada için fazla ağır bir tablo bu.
Hâlâ tellerle, nöbetlerle, geçiş izinleriyle yaşıyoruz.
“Huzursuz toprak / huzursuz gökyüzü / huzursuz sessizlik” der bir şiirinde Şükrü Erbaş.
Tam da hâlimiz bu.
"Sadece otlar yaşıyor hepimizin yerine…”
Otlara sınır ihlali yok.
***
Bilirsiniz, bizim “ayrelli” dediğimiz ot, Türkçede “kuşkonmaz” diye anılır.
“Kuş konmaz kervan geçmez” sözü düşer aklıma böyle zamanlarda; içimizdeki o köklü yalnızlığa yanarım. Dikenli tellerin, barikatların, askerî yasak bölgelerin arasına sıkışmış bir boşluk… İnsan bazen kendi içinde de “kuş konmaz” bir yere dönüşür.
***
Bir menü açıklanıyor…
Yine kuşkonmaz var içinde, yine........
