menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kapitalizmin son kurbanı: İstanbul Bilgi Üniversitesi

9 0
sunday

Bir dönemler Türkiye’nin en kaliteli üniversitesiydi ama bunu devam ettiremedi ve kapitalizm ile ideolojiye yenildi.

Perşembe gece yarısı yayınlanan Resmi Gazete’de eğitim dünyasını şok eden bir haber yer aldı. İstanbul Bilgi Üniversitesinin faaliyet izni iptal edildi yani bir başka deyişle üniversite kapatıldı. Bu Türkiye’de ilk kez yaşanmadı daha önce Şehir Üniversitesi ile FETÖ bağlantısı olan bazı üniversiteler de terörle mücadele kapsamında kapatılmıştı. Bilgi Üniversitesinin terörle bir alakası yoktu onunki farklıydı.

ÇİFT DİPLOMA İLE YOLA ÇIKMIŞTI

İstanbul Bilgi Üniversitesi 1996 tarihinde genç bir girişimci olan Oğuz Özerden ve onun etrafından toplanan bazı akademisyenler tarafından kuruldu. O dönem bu üniversite İstanbul’un ikinci Türkiye’nin kurulan dördüncü vakıf üniversitesi olarak faaliyetlerine başlamıştı. İlk yerleşkesi Kuştepe’de oldu. Son derece modern bir o kadar da mütevazı bir yerleşkeye sahipti ilk kurulduğunda ama onun tam tersine son derece kaliteli bir üniversiteydi. İlk kurulduğu yıllarda Portsmouth University’den de diploma veren Bilgi Üniversitesi o dönem biri yabancı diğeri Türk olan çift diploma veren fiyakalı bir üniversiteydi. Üniversite daha kurulur kurulmaz sadece eğitimiyle değil aynı zamanda öğrenci kalitesiyle de dikkatleri çekmişti. O dönemi hiç unutmam gençlik yıllarımdı, en güzel kızlar en yakışıklı çocuklar bu üniversiteye gidiyordu AB Grubuna hitap eden bir üniversiteydi ve kısa bir süre de “Bilgili” olmak toplumda bir statüye dönmüştü.

Üniversite 1998 yılında o dönem için ilk sayılabilecek MBA programını açtı. Yine aynı yıl Manchester Üniversitesi ile birlikte ilk Executive MBA ve bilgiMBA programlarına açtı. Türkiye'deki ilk e-MBA eğitimi de İstanbul Bilgi Üniversitesinde verilmeye başlandı. Yani o dönemler fırtına gibi esiyordu Bilgi Üniversitesi. 

SERMAYE 900’LÜ HATLARDAN GELDİ

Üniversiteyi kuran Oğuz Özerden çok akıllı beyefendi bir adamdı. Onunla o dönem gazeteci olarak tanışmış epey de bir dostluğumuz olmuştu. Öyle sanacağınız kadar babasının parasıyla üniversite kuracak kadar bir zengin bir aile çocuğu değildi, tam bir girişimciydi. 

Doksanlı yıllarda Türkiye’de çok popüler olan 900’lü hatların ilk uygulayıcısıydı. O dönem 900’lu hatlar çok popülerdi adeta bir furya olmuştu Özerden de o furyanın ilk yatırımcılarından biri olarak ciddi bir başarı elde etmişti. O projede elde ettiği geliri sermaye yaparak Bilgi Üniversitesini kurdu. Bu açıdan bakıldığında da çok ilginç bir hikayesi vardır üniversitenin.

Oğuz Özerden üniversitenin kısa sürede başarılı olması ile birlikte olayı yurt dışına taşımak istedi ve Amerikalılarla ortaklıklar kurdu. Hedefi Bilgi Üniversitesinin vizyonu ile dünyayı birleştirmekti. Bu ortaklık ona pek istediklerini vermedi ve zamanla önce küçük bir hisseye sahip olan Amerikalı yatırımcılar zamanla büyük hisselerin ve dolayısıyla üniversitenin sahibi oldular.  ABD merkezli Laureate Uluslararası Üniversiteler bünyesine geçen kurumun kurucusu Oğuz Özerden hisselerini devrettikten sonra Türkiye’den ayrıldı ve ABD’de yaşamaya başladı. 

Üniversitenin bu patron değişikliği kurum için önemli bir kilometre taşı oldu. Amerikalı yatırımcılar ilk kurulduğunda butik bir üniversite olan Bilgi Üniversitesinin kontenjanlarını arttırdı ve üniversite bir anda bir ana akım üniversitesi oldu. Öğrenci sayısı önce on beş binleri sonra da yirmi binleri geçti. Yatırımcılar sadece para odaklı düşündükleri için üniversite öğrencinin müşteri olarak görüldüğü bir merkeze gelmeye başladı. O dönem Bilgi Üniversitesi biraz da ideolojinin kurbanı da oldu. Özellikle Gezi Eylemlerine destek veren bir eğitim kurumu haline geldi ve bir anda üniversite radikal muhalif bir imaja büründü. Bu dönem üniversite bir yandan kaliteli........

© Yeni Birlik