Asıl mesele Epstein değil
Dünyanın aynı anda hem şaşırıp hem de ürpererek konuştuğu çok az isim vardır. Jeffrey Epstein bunlardan biri oldu. Ne bir devlet başkanıydı ne de küresel ölçekte tanınan bir iş insanı. Buna rağmen siyasetçilerden sanatçılara, milyarderlerden akademisyenlere kadar uzanan geniş bir çevreyle kurduğu ilişkiler, onu modern zamanların en karanlık sembollerinden birine dönüştürdü. Epstein’i asıl “ünlü” yapan şey serveti değil, o servetin arkasına saklanan görünmez güç ağlarıydı.
Jeffrey Epstein’in adı ilk kez sıradan bir suç dosyası gibi gündeme girmedi. Onu farklı kılan, suçlamaların büyüklüğü kadar temas ettiği çevrelerin ağırlığıydı. Reşit olmayan kızlara yönelik cinsel istismar, insan ticareti ve sistematik bir sömürü ağı iddiaları, normal şartlarda bile sarsıcıyken; bu iddiaların merkezindeki kişinin dünya siyasetinin, sanatının ve finansının zirvesindeki isimlerle aynı karelerde yer alması meseleyi küresel bir skandala dönüştürdü.
Epstein, yalnızca suçlanan bir fail değil; aynı zamanda birçok kişi için potansiyel bir tehdit, bir sır küpü ve hatta bir şantaj mekanizmasının merkezindeydi. Bu yüzden adı anıldığında insanlar sadece “ne yaptı?”yı değil, “kimler biliyordu?”yu da sormaya başladı.
Epstein........
