menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Namazda bir yüksek konuşma

21 0
26.02.2026

Biz kul olduğumuza göre, namazda okuduğumuz bütün duaları, sure ve ayetleri elbette kulluk sıfatıyla okuyoruz. Namazda Allah’a (cc) karşı başka sıfatımız yoktur. 

Bilindiği gibi bu ibare mi’racta Allah’ın (cc), kendi Resulüne (asm) verdiği selâm ifadesidir. Biz bu ifade ile, yani Cenab-ı Allah’ın (cc), Resulü (asm) için kullandığı aynı ifadelerle namazda Resulullah’a (asm) selâm vermiş olmaktayız.   

Bilindiği gibi, mi’racta Resul-i Kibriya Efendimiz (asm) ile Cenab-ı Allah (cc) arasında vuku bulan selâmlaşma ibareleri, ettahiyyatü duası olarak namazımıza girmiş; böylece bu dua, namazın mü’minin miracı olmasının bir alâmet-i farikası olmuştur.

Resul-i Ekrem Efendimiz’in (asm) Mi’rac’da Cenab-ı Hakka karşı sarf ettiği selâm cümlelerini Bediüzzaman Hazretleri kelime kelime tefsir ediyor.  

İbni Mesud’un rivayetiyle Hanefîlerin okuduğu metnin ilk cümlesi şöyledir:

“Ettahiyyatü lillahi vesselâvâtü vettayibâtü”1 

İbni Abbas’ın rivayetiyle Şafiîlerin okuduğu metnin ilk cümlesi de şöyledir:

“Ettahiyyatü’l-Mübârekâtü’s-Salâvâtü’t-Tayyibâtü lillah”2 

Burada iki metin arasında bir sıralama farkı gözüküyor. Ayrıca İbni Abbas’ın rivayetinde “El-Mübarekâtü” ibaresi fazla bulunuyor. Bu ibare İbni Mesud’un metninde bulunmuyor. 

Bu durumu bir nakise saymak doğru olmaz. Her iki rivayet de sahihtir. Nitekim yüce dinimizde farklılık; genişliktir, zenginliktir, güzelliktir ve büsbütün rahmettir. 

Ettehiyyâtü: Bütün hayat sahibi varlıkların hayatlarıyla gösterdikleri tesbihat, Yaratıcı’larına takdim ettikleri fıtrî hediyeler ey Rabb’im, Sana mahsustur. Ben dahi........

© Yeni Asya