Hakkın hatırı kırılırken sessiz kalanlar
Bu söz, insanın içini rahatlatan değil, rahatsız eden bir sözdür. Çünkü insanı konforundan eder. Alışkanlıklarını sorgulatır. Susmayı erdem, idare etmeyi hikmet, görmezden gelmeyi olgunluk zanneden anlayışı kökünden sarsar. Bugün belki de en az tahammül edebildiğimiz şey, böyle sarsıcı bir hakikatle yüz yüze gelmektir.
Günümüz sosyal hayatı, hatırların kutsallaştırıldığı bir zemin üzerine kurulmuş durumda. Dostluk bozulmasın diye susuluyor, makam incinmesin diye yanlışlar örtülüyor, çevre daralmasın diye hakikatin üzeri örtülüyor. İnsanlar kırılmasın diye hak kırılıyor; fakat kimse bunun adını koymuyor. Çünkü hak kırıldığında ses çıkarmıyor, ama insanlar kırıldığında ortalık karışıyor.
Üstad Bediüzzaman Said Nursî’nin bu vecizesi tam da bu noktada bir mihenk taşıdır. Çünkü burada savunulan şey, teorik bir ahlâk değil; fiilî bir........
