Küreselci Marksistlerin 12 Eylül Projesini, 28 Şubat’la örtenlere dair...
Bazı Türk aydınları arasında “28 Şubat süreci” olarak ifade edilen, 1997 sonrasındaki Kemalistlerin demokrasiyi ve inançları zapt u rapt altına aldığı günleri, 12 Eylül projesinden bağımsızmış gibi değerlendirenleri müteaddit defa ikaz etmeye çalıştık. 28 Şubat’ın, Marksist Küreselcilerle Kemalistlerin demokrasimiz aleyhine ortak projeleri olduğunu gecikmeli olarak belgeleriyle ortaya koyduğumuz 12 Eylül İhtilâli’ni önemsizleştirmek, projenin faillerini gizleme projeyi görünmez hale getirenlerin üslubuyla seslendirilen “28 Şubat” sloganlarının, sosyal Marksistlerce kullanıldığını önceden yazmıştık. Daha çok proje çalışanlarını (cuntacılar, Özal, AKP kurmayları ve diğerleri) gündemde tutarak, efkâr-ı ammenin, bilhassa İngiltere ve New York’ta hazırlanan tahripkâr organizeleri ve faillerini gizlemeye çalışıyorlar. Projenin ilk savunucularının (Karl Popper, Hayek, Soros, Milton Friedman, Kohl, Reagan, Özal ve diğer siyasiler) dünyamızı terk ettiği şu zamanımızda, kamuoyunu ikinci jenerasyonla meşgul edenler de projenin devamına çalışıyorlar. Buradaki esas nokta, nazarları kişilerden ve kısırdöngülerden kurtararak, projenin kendisini deşifre etmek olmalıydı. Mahiyetiyle, hedefleriyle, ideolojisiyle, ilgili coğrafyalarıyla, kullandıkları temel fikir ve sloganlarıyla, kontrollerindeki devasa kapitalleriyle ve usulleriyle bilinseydi bu dehşetli proje, insaniyet düşmanları küresel tahribatlarında, bu denli umumîleştiremezlerdi.
Küresel dinsizlik taraftarlarının dünya kamuoyunu, deha derecesindeki iğfalleri, halkların cehaletleri ve kullanılan hipnozlar tam bilinemediğinden; çoğu yerlerdeki muhafazakâr, demokrat, dindar ve fıtrata taraftar insanları, meccanen bu sosyal Marksistlerin projelerinde çalışırken görebiliyoruz. İşte Özal ve ANAP örneği... İşte AKP... Ve Erbakan’a ihanet eden Yenilikçilerin iç burkan hikâyeleri gibi…
28 Şubat’ın; 12 Eylül’cü küresel çetenin itiraflarıyla, yalnızca bir balans ayarı olduğunu da........
