menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nur Talebesi bir derviş

9 1
28.12.2025

Derviş Yalçın, sonraki yıllarda bir mürşid arayışı içine girdi. 1970’lerin başında, dönemin tanınmış müftülerinden Selâhattin Kaplan’ın bir sohbetine katıldı. Selâhattin Kaplan, müftülük görevinden önce imamlık yaptığı köylerde medrese öğrencilerine Risale-i Nur’dan dersler verirdi. Risale-i Nur’la tanıştıktan sonra Diyarbakır’da Mehmet Kayalar’ın derslerine katılmış, İslâmiyet’e dair müşkül sorularına cevaplar bulmuştu. Risaleleri tefekkür ettikçe, içinde manevî açlık bulunduğunu fark etmişti.

Bediüzzaman’ı görme arzusu ve hasreti gün geçtikçe artmış, dayanılmaz bir hâl almıştı. Bunun üzerine yola çıkarak Bediüzzaman’ın kapısını çaldı. Kapı ona açıldığında, kendisini adeta bulutların üzerinde yürüyormuş gibi hissetti. Manevî huzurla dolu atmosferde Bediüzzaman’ın, “Hoş geldin kardeşim. Seni talebelerim arasına kabul ettim, dua ve kazançlarıma dahil ettim,” sözleriyle kalbindeki huzur adeta taşarcasına artmıştı.

İşte Derviş Yalçın da bir arkadaşıyla birlikte, Bediüzzaman’ın talebesi Selahattin Kaplan’ın sohbetine bu duygularla katılmıştı. O gün, yüreği Bediüzzaman sevgisiyle, zihni ise Risale-i Nur’un iman ve Kur’ân........

© Yeni Asya