Enflasyon bahaneleri
Nasıl eleştirilmesin ki? Yüzde 16 diye tahmin edilip memur ve emekliye “beklenen enflasyon oranı”nda zam yapılmıştı.
Pek çok konuda olduğu gibi Avrupa’da enflasyon yüksekliği konusunda açık ara birinciyiz. Türkiye yüzde 32.4 ile birinci iken ikinci sıradaki Romanya’nın 9.3… Daha çarpıcısı ise şu: Türkiye’nin aylık enflasyonu, dünyanın pek çok ülkesinin yıllık enflasyonundan daha yüksek.
2026’nin ilk dört ayındaki enflasyon yüzde 14.6’yı buldu. Buna rağmen çıkıp “Ek zam yapılmayacak” denilmesi, ekonominin kötü yöneltildiğinin ve çöktüğünün işaretidir.
Bin gün önce büyük umutlarla göreve geldiğinde yüzde 38 olan ve 3 yılda enflasyonu ancak 6 puan düşürebilen Mehmet Şimşek’e eleştiriler yapılırken, Şimşek kendini savunmak için çeşitli bahaneler ortaya koyuyor.
Geçtiğimiz aylardaki yüksek enflasyonu kuraklık ve meyvede yaşanan don olayına bağlayarak enflasyonun bu yüzden düşmediğini söyleyen Şimşek, şimdi enflasyonun yüksek çıkmasını, “Jeopolitik gelişmelerin etkisi”ne bağlıyor. Bir de yüksek enflasyon için bir bahane olarak “dramatik” diye bir kelime kullanıyor.
Sayın bakan, enflasyondaki yükselişin 4 aydır söylediği gibi geçici olduğunu ifade ediyor, ama artık buna kendi partisinde bile inanılmıyor. AKP eski milletvekili Şamil Tayyar, “3 yıllık sıkılaştırma politikası olmaz, toplum bunalımda, ortalık yangın yeri” diyerek ikaz edenlerden sadece birisi.
Sonuç, enflasyon düşmüyor, alım gücü eriyor, gelir dağılımı bozuluyor. Bunlara rağmen vatandaşın karşısına hâlâ bahanelerle çıkılıyor.
İktidarın kötü ekonomi yüzünden asgarî ücretlisi, emeklisi, memuru, esnafı büyük geçim sıkıntı içinde olunca, iktidar vekilleri vatandaş içine çıkamıyor.
İktidara mensup bir ilin il başkanı vatandaş içine........
