Mersin’deki programın ardından
Bizi Bolu’dan, Antep’ten, Gölcük’ten gelen ağabeylerle birlikte orada birkaç gün daha misafir ettiler.
Ayrıca, o mahaldeki istişare toplantısına da katılarak program hakkında yapılan genel değerlenmelere katkıda bulunmaya çalıştık. Umumî kanaatin gayet iyi, sevindirici ve memnuniyet verici olduğuna şahit olduk.
«
İaşesiyle, ibatesiyle ve ihtiyaç duyulan her hizmetin eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesiyle yetmiş-seksen kişiyi günlerce misafir etmek kolay değil; yapan bilir, hakikaten zor bir iş.
Ne var ki, Mersin’deki muhabbet fedâileri bu zor işe talip oldular ve bunu bihakkın yerine getirmeye de muvaffak oldular. Dahası şu ki: Onlar üç-dört gün boyunca misafiri yedirip içirerek karınları doyurdular; lâkin, misafire doymadılar. Bunu bilmüşahade gördük, yaşadık. Yani, kalabilecek olanların mümkünse birkaç gün daha kalmasını istediler. Haliyle biz de kaldık. Oradan ayrıldığımız sekizinci güne kadar da hiç boş bırakılmadık. Hem gündüz, hem geceleri daimî bir sohbet ve muhabbet hali içinde geçirdik. Zaman zaman sayıları otuzu bulan........
