menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Fesad-ı ümmet” zamanı -3

19 0
02.04.2026

Zararın, tehlikenin yüzde yüz ihtimâl dahilinde olduğu durumlarda lâkayt davranmak, zarara rızasıyla girene adeta “Durma, devam et; yak kendini” demek gibi olur.

Böylesi telkinler doğru olmayacağına göre, o halde, fesadın baştan aştığı günümüzde, ruhsatla amel etmek yerine, işin doğrusunu net ifadelerle ortaya koymak gerekiyor.

Bu hatırlatmadan sonra, fesadın yaygınlaştığı hâl, tavır ve alışkanlıklara dair maddeleri sıralamaya devam edelim.

YEDİ: İçtimaî, siyasî, ticarî sahada “doğruluk” hasleti âdeta can çekişiyor. Kandırmak, kazıklamak, dolandırmak sanki bir meziyet-maharetmiş gibi bazı sektörlerde revaç buluyor.

Doğruluğun felce uğratıldığı şöyle bir hâl daha var: Adam doğru konuşuyor; lâkin, iş fiiliyata geldiğinde durum değişiveriyor. Doğru konuşanlardan birçok kimse, tatbikatta maalesef çuvallıyor.

Bir bakıyorsunuz, adam birlikten, beraberlikten, vahdet ve ittihattan dem vuruyor. Fakat, bu güzellikleri netice veren istişareden, meşveret ve şûrânın ruhundan fersah fersah uzak duruyor, yahut işine gelmediği noktalarda adım adım uzaklaşmaya bahane arıyor.

SEKİZ: Şu sigara tüketimi, hemen her yönüyle hadden aşmış durumda. Fâcia, çok küçük yaşlara kadar indi. Kadınlar-kızlar, erkekleri sollama yarışında. Bilhassa fabrikasyon ve kaçak sigara tüketimi öylesine yaygınlık kazandı ki, dur-durak bilmiyor. İçenler de kendini durduramıyor. İradeleri zayıflıyor. 

İhtimal ki, Sultan 4. Murad zamanında dahi iş bu kadar çığırından çıkmış değildi. Kaldı ki, o devirde sadece saf tütün içiliyordu. İçinde kimyevî ve dinen haram olan katkı maddeleri yoktu.

Tüketenler, günümüzde sadece tiryaki değil, adeta eroinman gibi bağımlı hale geliyor. Havayı ve çevreyi fenâ hâlde kirleten bağımlıların çoğu, izmariti söndürmeden rastgele atıyor. 

Bu........

© Yeni Asya