menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Ermeni” iftirası

10 12
29.01.2026

Peki, sonuç? Ona eziyet edenler zalim, iftira atanlar müfteri, asılsız iddialarda bulunanlar da birer yalancı olarak kayıtlara geçti. Asıl hesaplaşma ise Mahkeme-i Kübrâ’da görülecek.

Şunu herkes bilir ki: Hz. Bediüzzaman’ın ekser ömrü harp meydanlarında, esaret zindanlarında, mahkeme önlerinde, sürgünlerde, hapishanelerde, takip ve tarassut altında geçti.

Lâkin, yine de onun hiçbir suçu tesbit edilemedi. Girdiği bütün mahkemelerden yüzünün akıyla çıktı. Eserlerinin ve talebelerinin tamamı hakkında defaatle beraat kararı verildi. Onun hakkında adliyeyi şaşırtarak iş gören gizli din ve millet düşmanları, bu yöntemle maksatlarına nail olamayınca, bu kez başka bir cepheden taarruza geçtiler: Yalan ve iftiralarla onu karalamaya ve bu suretle onu itibardan düşürmek.

Atılan iftiralardan biri de “Ermeni” imâ ve iddiası ki, müfteriler, bunu son zamanlarda sosyal medyada da yeniden dolaşıma soktular.

Asıl gayesi nesillerin imanını kurtarma hizmeti olan Bediüzzaman Said Nursî’ye neler yapılmadı ki…

Sultan Abdülhamid devrinde, Said Nursî’ye ilk sürgün cezası siyasî görüşleri sebebiyle verildi. 1890’lı yıllarda Mardin’den Bitlis’e sürgün edildi. 1908’de “Bu delidir” denilerek tımarhaneye gönderildi. Bir sene sonra........

© Yeni Asya