Zulme karşı çare: İttihad-ı İslâm
İslâm ülkelerindeki gelişmeler maalesef yüreklerimizi yakmaya devam ediyor. Tek bir ülkeyle sınırlı kalmayan çalkantılardan neredeyse her İslâm ülkesi muzdarip. Bu elbette son derece düşündürücü bir durum. Birbirlerine bağlıyken bir mana ifade eden ve bütünü tamamlayan ancak kopup ayrıldıklarında darmadağın olarak manalarını da yitiren tespih taneleri gibiyiz. Parçalanıp ayrılmanın yutulmaya daha müsait olduğu açıkça bilinmesine rağmen çeşitli ihtilaflar yüzünden hücum eden zalimlerin işleri kolaylaştırılıyor.
Özellikle coğrafyamızda zalimlerin hücumlarını def etmenin, maddî-manevî felâketlere karşı dayanmanın, dolayısıyla yutulmamanın tek bir çaresi var: İttihad-ı İslâm. Peki İslâm ülkelerinin uyum içerisinde hareket edebilmelerinin yolu nedir? Öncellikle ittihadın yani bir olmanın, birlik kurmanın yolu, kalplerde ittihadın sağlanmasıdır. Fertler, ân’ın emrettiği kardeşlik ve muhabbet duygularını kalplerinde yerleştirdiklerinde İttihad-ı İslâm’ın kıvılcımları alevlenecektir. Farklı düşündüğümüz noktalara odaklanmaktan, nefret söylemlerinden, dışlayıcı ve uzaklaştırıcı dilden kurtularak; ortak noktalarımıza, güzel........
