menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Demokrasinin ve hukukun tahribi

22 0
12.06.2026

Özellikle Meclis Başkanı’nın altına imza attığı “Anayasa Mahkemesi ve AİHM’in “hak ihlâli” kararlarının derhal uygulanması”nda hiçbir bir gelişme olmazken, yüz binlerce oy farkıyla seçilmiş siyasetçilerin, belediye başkanlarının yıllardır hapiste tutulup tahliye edilmemeleriyle, millet iradesini hiçe sayan “kayyım” dayatmalarına son verilmemesiyle tekrar başa dönülüyor.

Belli ki “iktidara iliştirilmiş yandaş yorumcular”ın da ikrarlarıyla, “toplum mühendisliği”yle “siyasallaştırılan yargı” üzerinden muhalefeti hedef alan “siyasî operasyonlar”dan, Silivri soruşturmalarından “istenilen siyasî sonuç” alınmış değil. Zira halkın kâhir ekseriyeti, iktidar partileri seçmeninin kayda değer bir yekûnu “iddiaları” yeterli ve inandırıcı bulmuyor…

“YARGI KRİZİ”NİN SANCILARI…  

Bilhassa son haftalarda “etkin pişmanlık”tan yararlandırılan “itirafçılar”ın ilk duruşmalarında “önümüze bir şablon koyup çocuklarımızla tehdit ettiler!” diye önceki ifadelerinden vazgeçmeleri “iktidar cephesi”ni zora sokmuş.

Bir belediyede çalışmakla “suç örgütü üyeliği” suçlamasına uğrayan, suçluyu masumdan ayır(a)mayan “toptancı isnadlar”, iktidar mahfillerinde bile sorgulanıyor. Sanıkların mahkemelerdeki ilk ifadelerinde “o denli şantaja mâruz kaldık ki ‘Roma’yı sen mi yaktın’ desler, evet ben yaktım’ diyecek kadar kendimizi çâresiz gördük!” mağduriyetlerine en katı iktidar yanlılarınca dahi “bu kadar da olmaz ki” tenkitleriyle “insaf!” çağrıları yapılıyor.

Görünen o ki başta Türkiye’yi enflasyonda Avrupa’da “birinci” - dünyada “dördüncü” yapan, en büyük faiz ödeyen ülke durumuna düşüren ekonomik çöküş olmak üzere gerçek yakıcı gündemin “teğet” geçmesi komplosuyla “butlan katakullisi”ne tevessül edilmiş.

Ve hukukçuların tesbitiyle, Anayasada açıkça “kararları kesin olup aleyhinde başka bir mercie başvurulamayacağı”........

© Yeni Asya