“Suriye politikası”nın vahim akıbeti!
İsrail’in dümen suyuna giren PYD/SDG’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda ülkenin yüzde 30’unda fiilen hâkimiyet kurup yeraltı ve yerüstü kaynaklarını hortumlamakla “süreç”i sekteye uğrattığından yakınan Bahçeli’nin, Halep’teki çatışmalara atıfla “PYD/YPG yanlış üstüne yanlış yaptı, terörist başının ‘27 Şubat çağrısı’na uymadı” tepkisi bunun teyidi oldu.
Aslında “Suriye PKK”sı PYD/SDG’nin Fırat’ın batısında Halep’in doğu kırsalında su ve enerji kaynaklarıyla fevkalade stratejik Tişrin Barajı ile çevresindeki Deyr Hafir, Meskene ve Kavas kentlerinde direnmesine karşı Suriye ordusunun bölgeyi “kapalı askerî alan” ilânıyla harekâta geçmesi, “yandaş medya”nın SDG/YPG’nin Halep’ten çıkarılmasıyla Fırat’ın batısından çıkarıldığı ve “sorunun çözüldüğü” propagandasını peşinen havada bırakıyor.
Ve “iktidar cephesi”nden şart koşulan “Suriye’de ertelenen entegrasyon bir an evvel gerçekleşmeli, Ya mutabakatla ya da zorla Suriye’nin siyasî birliği ve toprak bütünlüğü tesis edilmeli” çağrıları boşa çıkıyor.
ÇATIŞMALAR İFŞA EDİYOR…
Gerçek şu ki PYD/SDG’nin Fırat’ın batısından çıkmakta direnip çatışması, bölgeyi birbirine bağlayan köprüleri bombalaması üzerine yoğunlaşması ve örgüte “Fırat’ın doğusuna........
