“Süreç”te “siyasî strateji hesabı”
En son Bahçeli’nin açıkça “terörsüz Türkiye’ sürecinin en ciddi muhatabı İmralı’dır” çıkışıyla “resmen” devreye sokulan ancak ısrarla karanlıkta bırakılan terörist başıyla müzâkerenin sonuçları yorumlanıyor.
Vakıa şu ki Meclis Başkanlığınca “İmralı Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndaki Öcalan’ın dinlenmesinde elde edildiği” iddia edilen “bütünleşme, kardeşliğin pekiştirilmesi ve bölgesel perspektife yönelik sürecin pozitif ilerletilmesinde olumlu sonuçlar” kamuoynuda mâkes bulmuyor.
Kırılganlıkların başında “Apo’ya ‘umut hakkı’ veya ev hapsi”yle İmralı’da bir konuta alınması”nın yanısıra “kendini feshettiği” söylenen “PKK’nın unsurlarının Kandil’deki örgüt kamplarında ve cezaevlerinde hâlen sayıları 9 bini bulduğu belirten teröristin – militanın affı ve siyasî serbestiyetine ve terörist elebaşlarının Norveç ve İsveç gibi ülkelere gidebilmelerine dair “infaz veya af yasası” geliyor.
İDDİALARIN HİÇBİR GERÇEKLİĞİ BULUNMUYOR
Bu arada Anayasa’daki “Türklük tanımı”nın ve “vatandaşlık bağı”nın düzenlenmesi ve Saray danışmanlarınca ortaya atılan “Kürtçe güçlendirilmesi ve kalıcılaştırılması” da bir diğer derin belirsizlik olarak duruyor. Keza terörist başının “bölgesel perspektife yönelik olumlu sonuçlar”ın ne olduğu ise bir diğer........
