“Süreç raporu”nun akıbeti
Görünen o ki “Süreç”in, kırk bin insanın katlinden sorumlu müebbet hapse mahkûm terörist başını “Kürtlerin temsilcisi” ve “lideri” olarak meşrulaştırma; “umut hakkı”nı verme; ülkeye 400 milyar dolara mal olan terör örgütünü hak arayan “siyasî-sivil bir demokratik örgüt” olarak gösterme ve teröristleri salma amacını taşıdığı resmen raporlandı.
Cumhurbaşkanı “şahsa özel yasa olmaz” derken, halkın tepkisinden çekinildiği için iktidar mahfillerince “terörist başına mahsus” yasalara “kılıf” aranıyor. “Öcalan zaten İmralı’dan çıkmak istemiyor, sadece şartları iyileştirilecek” benzeri söylemlerle vaziyet geçiştiriliyor.
En çarpıcı olanı, “PKK’nın bütün unsurlarının silâh bırakması” ve “örgütün kendini feshi” şartlarının hiçbirisi yerine getirilmediği hâlde, terör örgütü elebaşları ve militanları için “yasal düzenlemeler” yapılacağına dair yığınla yanıltmanın ortaya atılması…
“İran PKK’sı” PJAK’tan, Kuzey Irak ve Kandil kamplarındaki militanların silâh bırakmadığı; “PKK’nın Suriye uzantısı” PYD/YPG’nin SDG adı altında Suriye’nin kuzeyinde, Fırat’ın doğusunda, Türkiye’nin yanı başındaki Haseke bölgesinde 100 bin silâhlandırılmış militanıyla otonomisini tahkim ettiği vakıasına rağmen “terör örgütünün silah bıraktığı” propagandası yapılıyor.
Öncelikle “ortak rapor”da yer alan “AKP-MHP’nin raporu”ndaki “PKK unsurlarının silâh bıraktığının tespit ve tescil edilmesi” ön şartının koşulması, “PKK’nın silâh bırakmadığı” gerçeğini teyit ediyor. Toplumun yüzde 85’inin terörist başı ile terör örgütü militanlarının serbest bırakılmasına tepki göstermesinden çekinildiği için baştan sona “rapor” çekincelerle geçiştiriliyor.
Bir kısmı “Suriye PKK’sı”na katılan yurt dışındaki unsurlar da dahil olmak üzere, “PKK’nın bütün........
