menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Siyasî fetret”e karşı…

28 0
16.04.2026

Anayasa Mahkemesi (AYM) ve AİHM’in “hak ihlâlleri”ne ilişkin kararları uygulanmazken, “Mahkemenin kararlarına uymuyorum, saygı da duymuyorum!” çıkışlarıyla, “yargıya söyledik, gereğini yapıyor!” ifşaatlarıyla sürekli yargıya müdahale edildi.

Önceki Adalet Bakanı’nın ikrarıyla 4 bin 6 hâkim ve savcının ihraç edildiği,  yargı teşkilatının yüzde 50’sinin beş yıllık kıdemin altına düştüğü” vartada, iktidardakilerin istediği kararları vermeyip vicdanlarıyla karar veren yargıçlar sürgünlerle cezalandırıldı. (gazeteler, 15.7.25)

“Tepeden tâlimat”la önemli bir kısmı iktidar partisi teşkilâtlarında çalışmış partili avukatlardan oluşturulan “laf dinleyen” tecrübesiz yargıçlar, büyük kısmı Cumhurbaşkanı’nca atanan Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nca terfi ettirilerek ödüllendirildi.

TÜRKİYE BÂDİREYE SÜRÜKLENİYOR

Özetle Adalet eski bakanlarıyla yüksek yargı organları temsilcilerinin yakınmalarıyla baskılarla “siyasallaştırılan yargı”ya güven sıfırlanmış. Yargıya güven içte olduğu gibi dışta da dibe vurmuş.

Üzerinden on yıl geçtiği halde 15 Temmuz Hâdisesi ile ilgili olarak adlî yardımlaşma ve anlaşmanın olduğu AB ülkelerinden bir kişinin dahi iade edilmeyip tek bir soruşturmanın açılmadığını söyleyen Adalet Bakanı’nın ikrarıyla, İçişleri Bakanlığı’nca İnterpol Daire Başkanlığı’nca İnterpol’e iletilen 2 bin 863 “kırmızı bülten” talebinden -uluslararası sözleşmelere rağmen- bir tekinin bile işleme konulmaması bunun göstergesi. (Hürriyet, 13.4.26)

Bu yüzden “tek kişilik hükûmet”te tek başına yürütmeyi oluşturan Cumhurbaşkanı’nın “emir ve tâlimatları”yla “siyasallaştırılarak” “siyasetin aparatı” haline getirilen “tâlimatlı yargı”nın su-i istimaliyle dayatılan siyasî operasyonlarla Türkiye tam bir bâdireye sürükleniyor.

“Demokrasi ekseni”nde 104. sıraya gerilemekle “hibrit/melez demokrasi”den “otoriter........

© Yeni Asya