Medresede kalmak
Üniversiteye ilk başladığımızda kalacak yer meselesi oldukça zorlar zihnimizi ve vicdanımızı, kimi zaman yurtlar ya da şahsî bir ev medreseden daha cazip gelir. Evde ya da yurtta kalırım, derslere gidip gelirim, evde ders yaparız, Nurları da düzenli okurum, diye düşünüp plan yaparız. Nefsimiz de bize oldukça yardımcı olur bu konuda, medresenin sorumlulukları bir dağ gibi belirir zihnimizde azıcık hürriyet sosuyla. Öyle ya medresede kalacaksak namazları cemaatle kılmalı, tesbihatları birlikte yapmalı, Risale-i Nurlar’ı okumalı ve derslere düzenli olarak katılmalıyız. Bununla birlikte medrese temizliğine dikkat etmeli, çeşitli iman hizmetlerinde vazife almalı ve her gün vaktinde medresede olmalıyız. Böyle anlatınca kısıtlanma ve kurala uyma fikri belki ağır geliyor zihnimize…
Oysa hayat kurallar ve kısıtlamalarla doludur çoğu zaman. Hatta çoğu öğrenci yurdunda çayını demlemek için elektrikli ısıtıcı kullanmak bile yasaktır. Giriş-çıkış saatleri, yemek saatleri bellidir. Koridorlarda koşturmak ve yüksek sesle konuşmak yasaktır, oda arkadaşının sınırlarına girmemek de bir kuraldır. Bu kural ve kısıtlamalar toplum hayatında adalet ve emniyeti tesis etmek için konulmuştur. Şahsî evde yaşamak da aileyle yaşamak da aynı derecede kural ve kısıtlamalara bağlıdır. İnsanca, adaletli bir şekilde ve başkalarının hürriyet alanına müdahale etmeden yaşamak için kurallara uymak gerekir. İnsanlar tarafından belirlenen kurallara…
Medresede kalmanın kuralları ise inancımızın emirleri ve İslamiyet’in gereğidir. Namazı kılmak farzdır, cemaatle kılmak ise........
