menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Evlilik bir sanattır - Mutlu bir evlilik için-5

19 0
14.05.2026

Nikâh memuru demişti ya; “kederde, tasada, mutlulukta...” diye. İnsanın zor günü de olur, dar günü de. Hayatını paylaşanlar, her durumda duygularını da paylaşabilmeli. Birbirine muavin, birbirine payanda, yani dayanak olmalı eşler. Birbirlerini anlamalı ve anlayışla yaklaşabilmeli olanlara, bitenlere. 

Eşler, birbiriyle mutlaka konuşmalılar, istişare etmeliler. Çünkü bu, her derde devâdır. 

Şûra Suresinin otuz sekizinci âyetinde “Onların işleri, aralarında danışma iledir” deniyor. Bu Kur’ânî gerçeği fark eden atalarımız, “Hayvanlar koklaşarak, insanlar ise konuşarak anlaşır” sözünü yaşanmış bir tecrübe olarak söylemişler.

“İnsan, kırk kapılı saray gibidir” demek oluyor ki gönüle, ruh dünyasına girmek için mutlaka açık, aralık bir kapı bulunabilir. 

Bundan ötesi, bahâne! 

Millî pehlivanlarımızdan biri, gazetede yayınlanan beyanatını cam çerçeve içine alıp, işlettiği lokantanın duvarına asmış. O levhada, “Başarımı, hiç ‘dırdır’ etmeyen karıma borçluyum” diyor, bahtiyar pehlivan.

Demek ki, doğru söz birçok kapıyı açarken, eğri söz de insanın başına çok işler açabiliyor. 

Peygamberimiz (asm), “Diline sahip ol”7 buyuruyor. 

Peygamber sevdâlısı Yunus da; “Söz ola kese savaşı / Söz ola kestire başı / Söz ola ağulu aşı / Bal ile yağ ede bir söz” diyerek, dil konusunda Âdemoğlunu alenen uyarıyor. 

Peki, meselenin “bam teli” sadece kadınlar mı? Elbette ki hayır. Ama kadının önemli rolü var aile kurumunda. Erkekler de rolünü oynamalı; yani üzerlerine düşen görevi dürüstçe ve samimiyetle yerine getirmeye çalışmalı. 

Şunu bir kenara........

© Yeni Asya