menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fenerbahçe

13 0
26.02.2026

Fenerbahçe tam on bir yıldır şampiyon olamıyor. Mazisi, kadro değeri, büyük taraftar kitlesi ve Türk futbolu içindeki yeri düşünüldüğünde bu çok uzun bir süre. Son on bir yılda değişen başkanlar, dünyaca ünlü teknik direktörler ve yüz milyonlarca dolar harcanarak oluşturulan kadrolar… Beklenen şampiyonluk bir türlü gelemiyor. 

Piyasa değeri yaklaşık 300 milyon dolar olan Fenerbahçe, rakibi Galatasaray’la puanları eşitleme şansını yakaladığı bu hafta, küme düşmeme mücadelesi veren 15 milyon dolarlık Kasımpaşa ile sahasında berabere kalarak şampiyonluk yolunda yine bir kayıp yaşadı. Bu kayıp sadece puan kaybından ibaret değil. Bu sonucun oluşturduğu travmanın etkilerini ilerleyen günlerde göreceğiz. Henüz lig bitmiş değil, şampiyonluk da kaybedilmiş değil; ancak Fener’in halini özetleyen kadim soru yine gündemde. “Ne olacak bu Fener’in hâli?”

“Nereden çıktı bu Fenerbahçe?” diyebilirsiniz. Böylesine yoğun bir gündemde şimdi Fenerbahçe’yi mi konuşacağız? Mübarek Ramazan günlerinde tehdit edilen İran, âlem-i İslam’ın kahreden perişaniyeti… Terörsüz Türkiye, bir türlü düzelmeyen ekonomimiz, her şeyiyle imdat veren kurumlarımız, parçalanan aileler, kaybolan değerler…. Bunlar dururken başka yazacak konu mu kalmadı, bu mübarek Ramazan ayında? 

Mesele de bu zaten. İşte bu mübarek Ramazan’da taraftarını günaha sokan bir takımdan söz ediyoruz. 

Buradan hayata dair bir ders çıkar mı? Asıl mesele bu tabiî ki… Futbolla hayat arasında sıkı bir ilişki, büyük benzerlikler var. Futbol bir çok yönüyle........

© Yeni Asya