menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

OVP’nin vatandaşa yansıması

23 0
07.09.2026

Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yılına ilişkin yol haritası 6 Eylül 2026 tarihinde açıklanan 2027-2029 Orta Vadeli Program ile ortaya konuldu. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan programın ana eksenini enflasyonun düşürülmesi, mali disiplinin korunması, büyümenin sürdürülebilir hale getirilmesi ve finansal istikrarın güçlendirilmesi oluşturuyor.

Ancak ekonomi programlarının başarısı yalnızca büyüme, bütçe açığı veya enflasyon rakamlarıyla ölçülmez. Asıl önemli soru, vatandaşın mutfağına ne kadar yansıyacağıdır. Emeklinin pazardaki alım gücü, memurun kira ve faturalar karşısındaki durumu, dar gelirli ailenin ay sonunu getirip getirememesi ve sabit gelirlinin tasarruf yapabilmesi, OVP’nin toplumdaki gerçek karşılığını belirleyecektir.

Enflasyon hedefi vatandaşa ne anlatıyor?

Programda 2026 yıl sonu tüketici enflasyonu yüzde 28,4 olarak tahmin edilirken, 2027 için yüzde 21, 2028 için yüzde 13,5 ve 2029 için yüzde 9 hedefleniyor. Hükümetin amacı böylece üç yıl içinde enflasyonu tek haneli seviyelere indirmek.

İlk bakışta bu hedef, özellikle sabit gelirli vatandaş açısından son derece olumlu. Çünkü enflasyonun kalıcı biçimde düşmesi, maaşların her ay biraz daha erimesinin önüne geçebilir. Fakat burada çok önemli bir ayrıntı var: Enflasyonun düşmesi, fiyatların düşmesi anlamına gelmiyor.

Örneğin enflasyon yüzde 28'den yüzde 21'e gerilediğinde fiyatlar ucuzlamayacak; fiyatların artış hızı yavaşlayacak. Bu nedenle geçmiş yıllarda yüksek enflasyon nedeniyle ciddi alım gücü kaybı yaşayan emekli ve dar gelirlinin kayıplarının telafisi ayrıca önem taşıyor.

Emekli açısından OVP’nin en kritik noktası

Emekliler açısından programın en önemli sonucu, önümüzdeki dönemde maaş artışlarının gerçekleşen ve hedeflenen enflasyonla ilişkisi olacak. Ancak yalnızca maaşa yapılan nominal zam yeterli olmayacak. Önemli olan, emeklinin aldığı parayla ne kadar gıda, kira, ilaç, enerji ve ulaşım hizmeti satın alabildiğidir.

2026 Ocak verilerinde en düşük SSK emekli aylığı 23.552 TL, en düşük BAĞ-KUR tarım ve esnaf emekli aylığı ise 20 bin TL düzeyinde bulunuyordu. Aynı dönemde en düşük memur maaşı 61.890 TL, net asgari ücret ise 28.075,50 TL olarak kaydedilmişti.

Bu tablo bize emekli maaşlarında sadece enflasyon oranına bakmanın yeterli olmadığını gösteriyor. Özellikle düşük aylık alan emekliler için kira, gıda ve sağlık harcamalarının bütçedeki payı çok yüksek. Dolayısıyla OVP’nin başarısı emekliler açısından, enflasyonu düşürmenin yanında emekli aylıklarının satın alma gücünü koruyacak bir gelir........

© Yeni Ankara